Bu çalışma, Türkiye’de Millî Eğitim Bakanlığının son yıllarda yürüttüğü dijital dönüşüm politikalarını, özellikle öğretim ve denetim süreçlerine yansımaları açısından incelemektedir. Küresel ölçekte artan dijital platformlar, eğitim sistemlerini dijital ortamlarda çeşitli yönergeler geliştirmeye zorlamaktadır. Bu bağlama, çeşitli kademelerde farklı vazifelerdeki eğitim görevlilerinin dijitalleşen eğitim ortamlarında, verimliliğin sağlanıp sağlanmadığı ve bu platformların gelişimi için yaptıkları öneriler konusunda önemli göstergeler sunmaktadır.
Araştırma, nitel iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Katılımcılar, devlet kurumlarında çalışan 28 eğitim görevlisinden oluşmuştur. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla görüşmeler yapılarak toplanmış ve araştırmacılar tarafından yazılarak kayıt altına alınmıştır. Veriler betimsel analiz yoluyla çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre Milli Eğitim Bakanlığınca FATİH Projesi, EBA, EBA Canlı Ders ve Öğretmen Bilişim Ağı gibi uygulamalar aracılığıyla dijital altyapıda önemli ilerlemeler sağlanmış olsa da, katılımcı görüşleri bu gelişmelerin henüz sistematik bir dijital denetim mekanizmasına dönüşmediğini göstermektedir. Veri güvenliği ve mahremiyet, rehberlik temelli geri bildirim eksikliği, standartlaşmamış dijital denetim ölçütleri ve uygulamaya ilişkin yönerge boşlukları temel sorun alanları olarak öne çıkmaktadır. Genel olarak bulgular, MEB’in dijital dönüşümde önemli adımlar attığını; ancak dijital denetim süreçlerinin kurumsallaşması için kapsamlı bir stratejik çerçeveye ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çerçevede çalışmada, dijital denetim yönergesinin oluşturulması, veri güvenliği politikalarının güçlendirilmesi, denetmenlerin dijital pedagojik yetkinliklerinin artırılması, yerli ve güvenli dijital platformların geliştirilmesi ve hibrit denetim modelinin uygulanması gibi öneriler sunulmuştur.
This study examines the digital transformation policies implemented by the Ministry of National Education in Türkiye in recent years, particularly in terms of their impact on teaching and supervision processes. Increasingly prevalent digital platforms on a global scale are compelling education systems to develop various guidelines in digital environments. In this context, it provides important indicators regarding whether efficiency is being achieved in digitalized education environments by education personnel at various levels and in different roles, and the recommendations they make for the development of these platforms.
The study used a qualitative mixed-methods single-case design. Participants consisted of 28 education officials working in state institutions. Data were collected through interviews using a semi-structured interview form and recorded in writing by the researchers. The data were analyzed using descriptive analysis. According to the research findings, although significant progress has been made in digital infrastructure through applications such as the FATİH Project, EBA, EBA Live Lessons, and the Teacher Information Network by the Ministry of National Education, participant views indicate that these developments have not yet been transformed into a systematic digital control mechanism. Data security and privacy, lack of guidance-based feedback, non-standardized digital audit criteria, and gaps in implementation guidelines stand out as key problem areas. Overall, the findings reveal that the Ministry of National Education has taken significant steps in digital transformation; however, a comprehensive strategic framework is needed for the institutionalization of digital audit processes. Within this framework, the study proposes recommendations such as developing digital audit guidelines, strengthening data security policies, enhancing auditors' digital pedagogical competencies, developing local and secure digital platforms, and implementing a hybrid audit model.