TÜRKİYE’DE ANTİ-DEMOKRATİK MÜDAHALELER İLE HÜKÜMET SİSTEMİ İLİŞKİSİ BAĞLAMINDA 15 TEMMUZ DARBE VE İŞGAL TEŞEBBÜSÜNE ANAYASAL BİR YAKLAŞIM

Author :  

Year-Number: 2021-Cilt 6 Sayı 32
Language : İngilizce
Konu :
Number of pages: 1911-1916
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

En son 15 Temmuz darbe ve işgal teşebbüsüyle kendini gösteren Türk darbecilik pratiğinin siyasal temelinde, parlamenter sistemin, kuvvetler ayrılığını sağlayamayan iç içe geçmiş yasama-yürütme olgusuna ilaveten, yürütmenin, kendi içinde çatışma potansiyeline çanak tutan çift başlı yapısı ile parlamenter sistemin adeta doğal bir özelliği haline gelen koalisyon hükümetleri sebebiyle ortaya çıkan istikrarsız, güçsüz ve demokratikliği zayıf hükümetler olgusu yatmaktadır. Böylesine siyasal kaotik ve kaygan bir zemin üzerinde yeşermesi ve büyümesi, adeta kaçınılmaz olan askeri, bürokratik ve jüristokratik vesayet odaklarının doğrudan veya dolaylı darbesine veya darbe teşebbüsüne şahit olan Türkiye’nin, bu vesayet odaklarının da arkasında, onları dizayn edip, kendi amaçları doğrultusunda kullanacak kadar devleti ele geçirmiş olan daha sinsi ve tehlikeli bir üst vesayet merkezi olarak FETÖ’nün, 15 Temmuz 2016’daki darbe, iç savaş ve işgale yönelik teşebbüsü karşısında, daha fazla gecikmeden Cumhuriyet tarihinde ilk kez halkın inisiyatifiyle yapılan siyasal sistem reformunu hayata geçirmesi kaçınılmaz olmuştur. İşte, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen Anayasa Değişikliği’nin ana eksenini, demokratik siyasal sistem zemininde, mevcut hükümet modelinin, Türkiye tipi bir başkanlık sistemine dönüştürülmesi oluşturmaktadır

Keywords

Abstract

The fact of unstable, powerless and weak democratic governments caused by the coalitions, which has become a natural feature of the parliamentary system with its double-headed structure and potential for conflicts, in addition to the inherent legislative-executive nature of the parliamentary system that cannot provide separation of powers, is lying under the political basis of Turkish couping practice, which has been manifested itself with the latest July 15th coup d’etat and occupation campaign. Turkey has witnessed direct and indirect coup d’etat of military, bureaucratic and juristocratic centers of tutelage, which is almost inevitable to grow on such a politically chaotic and slippery ground. Behind these centers of tutelage, FETO is a more insidious and dangerous top center of tutelage which has designed and used them for his own purposes and has taken over the state. In response to the coup, civil war and occupation on July 15th, 2016, the reform of the political system has become inevitable. This reform was made with the initiative of the people for the first time in the history of the Republic. The main axis of the amendment of the Constitution adopted with a referendum on April 16, 2017 is the transformation to Turkish type presidential system of the existing government model on the ground of the democratic political system.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics