






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>ACADEMIC SOCIAL RESOURCES JOURNAL, Yıl 2023 Sayı Cilt 8 Sayı 56</title>
    <link>https://asrjournal.org/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2865</link>
    <description>ACADEMIC SOCIAL RESOURCES JOURNAL</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Zeytin (Olea Europaea L) Bitkisi Yapraklarının Yün Liflerinde Boyarmadde Olarak Değerlendirilmesi </title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67311</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67311</guid>
      <author>Hülya KAYNAREmine TONUS  </author>
      <description>Tekstil ürünlerinde kimyasal boyalar yerine doğa dostu, insan sağlığına önem veren doğal-organik boyaların kullanımı hızla önem kazanmaya başlamıştır. Öncelikli olarak  bebek ve çocuk  kıyafetlerinde,  çocuk odası halılarında, okul ve oyun araçlarında  doğal materyaller ve doğal boyalar tercih edilir olmuş, artan sağlık bilinciyle birlikte başta tekstil sektörü olmak üzere,  birçok alanda organik hammadde hassasiyeti başlamıştır. Son zamanlarda doğal boyalar içerisinde yer alan bitkisel boyaların kullanımını artırmak için, birçok ar-ge çalışması yapılmaktadır.&#13;
Bu çalışmada, ülkemiz doğal bitki örtüsü içinde yer alan ve boyama dışında bir çok alanda kullanılan Zeytin (Olea europaea L) bitkisi yaprakları ile doğal bitkisel boyama çalışmaları yapılmıştır. Doğal organik tekstil hammaddesi olarak  yün iplikler boyama materyali olarak seçilmiştir. Kurutulmuş zeytin ağacı yaprakları ile 10 adet mordan maddesi, farklı oranlarda kullanılarak geleneksel boyama yöntemlerine göre boyama işlemi yapılmıştır. Türk Standartları Enstitüsünün hazırladığı standartlara uygun olarak ışık ve sürtünme haslıkları ölçülmüş, elde edilen renkler isimlendirilmiştir. Zeytin yaprağı ile yapılan boyamalardan, deve tüyü, kına yeşili, buğday sapı, kahve çekirdeği, bej, koyu kimyon ve sütlü kahve olarak adlandırılan renkler elde edilmiştir. Genelleme yapılacak olursa, kahverengi, yeşile çalan kahverengi ve bej tonları Elde edilen boyamalarda ışık haslığı en düşük 4, en yüksek 6, sürtünme haslığı ise 2 ila 4  arasında değişmektedir. Çıkan sonuçlara göre orta ve üstü değerler elde edildiği için, zeytin yaprakları tekstil sektöründe yün boyalarda tercih edilebilir</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Deri Modası ve Müziğin Sembolizmi: Alt Kültürlerin Giyim Tarzlarının Görsel Analizi</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67721</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=67721</guid>
      <author>Tuğba SEFEROĞLULeyla KAYA DURMAZ  </author>
      <description>Toplum içinde yaygın ve önemli bir olgu olan moda kişilerin sosyo-ekonomik durumu, sosyal çevresini, sınıfını, yaşını, ırkını ve özellikle de cinsiyetini tanımlamasına yardım eden toplumsal kimliği oluşturmanın ve ifade etmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu faktörlerin etkisi ile birlikte bireyler tarafından değişik şekillerde algılanabildiği gibi, farklı biçimlerle de yansıtılabilmektedir. II. Dünya Savaşı sonrası yaşam koşullarının değişmesine duyulan duygusal tepkilerin bir ifade biçimi olarak çeşitli moda eğilimleri ortaya çıkmıştır. Modern toplumda sayısı oldukça fazla olan alternatif kültür biçimleri ve bu kültür biçimlerine dahil olan gençler egemen kültür değerlerine yönelik protestolarını giysi biçimleri aracılığıyla yansıtmışlardır. Gençlerin meydana getirdikleri alt kültürlerin ideolojilerinin de bir parçası haline gelen deri ve deri ürünler sıklıkla tercih edilmiştir. İnsan zekâsının ve becerikliliğinin gerçek bir kanıtı olan deri, şüphesiz medeniyetin gelişmesinde çok önemli bir rol oynamıştır. İlk insandan günümüze kadar deri, hemen hemen her tasarım ve moda çağının kalıcı bir özelliği olmuştur. Yapılan bu araştırma ile alt kültürlerin giyim göstergelerinden biri haline gelen deri ve deri ürünlerin geçmişten günümüze moda tarihi içinde parladığı bilinen glam &amp; rock, punk ve grunge alt kültürlerin deri giyimleri incelenmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Döneminde moda olgusu haline gelen “deri ve deri ürünler” seçilen görseller üzerinden teknik ve biçimsel özellikler açısından analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, bu grupların giyim tercihlerinin toplumsal mesajların iletişimi, kimlik oluşturmanın bir yolu ve moda ifadesinin önemli bir yansıması olduğu görülmüş, ayrıca müziğin ve moda tarzlarının birbirini nasıl etkileyebileceği konusundaki anlayışımıza önemli bir katkı sağlamıştır. Araştırmanın, deri ve deri ürünlerin kullanım alanları, kullanım şekli ve sembolik değerleri bakımından benzerlik ve farklılıkları ortaya koymak açılarından önemli olduğu düşünülmektedir</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Emir Hüseyin Sadat Herevî'nin Eserleri, Düşünceleri ve Tasavvufi Ekolü</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72056</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=72056</guid>
      <author>Reza Sadeghpourİsa ÇELİK  </author>
      <description>Tasavvuf inişli çıkışlı dönemlerinde tasavvuf görüş ve inançlarına göre farklı kategori ve yöntemlerle karşılaşmış ve bu grup ve fırkaların her biri, tasavvufi sulûklarında kendilerine yol gösterici olarak dine ve felsefeye dayalı fikirler edinmişler ve bu temelde hakikate ulaşmaya çalışmışlardır. Tarih boyunca tasavvufun temellerini atan ve çok sayıda taraftar toplayan ekoller arasında iki ekolden bahsedebiliriz: Horasan ve Bağdat. Bayezid-i Bistami'nin fikirleriyle temelleri atılan Horasan Mektebi ve temeli sekr’e dayanmaktadır. Horasan ekolünün önünde kurucusu Cüneyd-ı Bağdadî olan Bağdat ekolü vardır. Horasan ekolünden farklı olarak bu ekolün temeli Sahv'a dayanmaktadır.&#13;
Sahv anlayışına dayalı Bağdat ekolünün kuruluşundan sonra bu düşünceye göre birçok ekol oluşmuş ve öğretileri büyüklerinin eserlerine ve yazılarına yansımıştır. Bunların arasında, Sahv ve şeriat ve onun batın ve zahiri âdetleri üzerine kurulmuş olan Sühreverdiyye Tarikatını sayabiliriz. Emir Hüseyin Herevî onun müritlerinden biridir. Eserlerinde sürekli olarak şeriatı esas alır ve onu sulûkûn gereği ve şartı olarak görür.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Meslek Seçiminde Aile İçi İletişimin Etkisi Ve Sonuçları</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73734</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73734</guid>
      <author>Necip UTLU</author>
      <description>İnsan hayatı doğumla başlar, ölümle biter. Bu süreç içinde çocukluk-gençlik, orta yaşlılık ve yaşlılık olmak üzere üç aşama yaşanmaktadır. Çocukluk-gençlik dönemi sonrasında, hayat boyu mutlu olmanın en önemli unsurlarından biri insanın kendi yeteneklerine ve ilgi alanlarına yönelik bir meslek seçmesidir. Meslek seçimini etkileyen faktörlerin başında, ekonomik durum, aile içi iletişim, kişinin yetenekleri, eğitim, vb. gelmektedir. İnsan aile içinde büyür, genç olur ve geleceğini yönlendirecek kararlar alır, mesleğini seçer. Bundan dolayı kişinin meslek seçimine ailesinin etkisi büyük olur. Hayat kalitesi yapacağı mesleğe göre şekillenir. Aile içi iletişim modelleri, geçmişten günümüze değişen hayat tarzları, kültürel değişimler, toplum yapısı açısından farklılıklar göstermektedir. İletişim yöntemleri kalıtsal olarak aileden aileye taşınarak süregelmiştir. Narsist, mükemmeliyetçi, benmerkezci ebeveynler tarafından büyütülen çocukların sağlıksız iletişim sürdürdükleri, doğru kararlar almakta güçlük çektikleri gözlemlenmiştir. Ailede mevcut olan eksik veya hatalı iletişimden kaynaklanan bazı problemler, sağlıksız bir kişilik yapısının oluşmasına, psikolojik ve sosyal hayatta zorluklar yaşanmasına sebep olmaktadır. Bu çalışmadaki amaç aile içi iletişimin, kişinin akademik başarısında ve meslek seçiminde ne kadar etkili olduğunu göstermektir. Bunun için Adana ili Sarıçam İlçesi genelinde 257 genç insana, anket metodu uygulanmıştır. Çalışmanın incelenmesinde ve verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda da aile içi iletişimde, kararlarına saygı duyulan ve söz hakkı tanınan kişilerin, kendi yetenekleri doğrultusunda meslek seçimi yapabildiği ve hayatta daha mutlu olduğu görülmüştür.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Coğrafya Öğretiminde Belgesel İzlemenin Öğrenci Başarışına Etkisi</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73868</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73868</guid>
      <author>Meryem  Esranur SOYTÜRKNurcan DEMİRALP </author>
      <description>Gelişen teknolojilerle birlikte belgeseller gibi görsel-işitsel araçların da öğretim materyali olarak kullanımı artmıştır. Belgeseller, öğrencilere, yakın çevrelerinden uzakta meydana gelen olay ve olguları öğrenme fırsatı veren görsel materyallerdir. Bu araştırma, coğrafya öğretiminde belgesel izlemenin öğrenci başarısına etkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Bu araştırmada, coğrafya öğretiminde  belgesel izlemenin öğrenci başarısına etkisi, Coğrafya Dersi Öğretim Programı-2018’ de yer alan “9.1.4. Dünya’nın şekli ve hareketlerinin etkilerini değerlendirir” kazanımının içeriğindeki konular ile tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu seçkisiz desen kullanılmıştır. Araştırma, 2018- 2019 eğitim-öğretim yılında, Ankara ili Çankaya ilçesindeki bir Anadolu lisesinde   9. sınıf  öğrencileriyle yürütülmüştür.  Bu okuldaki 9. sınıflar arasından rastgele seçimle iki şubeden biri deney diğeri kontol grubu olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 21 deney grubu, 21 kontrol grubu olmak üzere  toplam 42  öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada, veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından  geliştirilen, güvenirlik analizi yapılan (KR-20 değeri: 0,735) ve uzman görüşleri alınarak düzenlenen 26 maddelik “Dünyanın Şekli ve Hareketlerinin Etkileri Başarı Testi” kullanılmıştır.  Başarı testi, deney ve kontrol gruplarına ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, kontrol ve deney grubu öğrencilerinin ön test- son test akademik başarı puanları arasında son test lehine anlamlı bir fark oluştuğu belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarının fark puanları arasında anlamlı bir farklılık oluşmamıştır. Öğretimde belgesellerin kullanımıyla ilgili çalışmalarda, belgesellerin sadece izletilmesi değil, etkinlikler yoluyla çeşitli ürünler ortaya koyacak şekilde  kullanılması önerilir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Müdürlerinin Liderliğine Yönelik Öğretmen Görüşleri </title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73874</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73874</guid>
      <author>Bekir KORKMAZFatih KARACA ,Salih SOYLU </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, okul müdürlerinin liderliğine yönelik öğretmen görüşlerini belirlemektir. Bu amaçla öğretmenlerin liderlik kavramına, okul müdürlerinin liderlik davranışlarının önemine, okul müdürlerinin sahip olması gereken liderlik özelliklerine ve okul müdürlerinden beklediği liderlik davranışlarına yönelik görüşleri incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma gurubu,  maksimum çeşitlilik örnekleme tekniği kullanılarak belirlenen 10 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada verileri toplamak için yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmada öğretmenler liderlik kavramını liderlik kaynağı, liderlik davranışları ve liderin kişisel özellikleri açısından ele almışlardır.&lt;em&gt; &lt;/em&gt; Öğretmenler liderliğin etki gücü nedeniyle okul müdürlerinin liderlik davranışlarını sergilemesinin önemli olduğunu vurgulamışlardır. Öğretmenlere göre okul müdürleri liderlik davranışı sergilediğinde insanları, okul iklimini, başarıyı ve amaçların gerçekleştirilmesini olumlu şekilde etkileyecektir. Öğretmenler lider okul müdürlerinin insan ilişkileri ve görev açısından bazı özelliklere sahip olması gerektiğini belirtmişlerdir.  Öğretmenler kendi okul müdürlerinden insan ilişkileri ve görev açısından bazı liderlik davranışları sergilemelerini beklemektedirler.&#13;
 </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sardes’in İnanç Turizm Potansiyeli ve Turizm Açısından Kullanılabilirliği</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73886</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73886</guid>
      <author>Serkan AYLANCem BILDIRCIN </author>
      <description> Antik dönem Lidya Uygarlığına başkentlik yapmış, kültür turizminde önemli bir yere sahip, her yıl binlerce yerli ve yabancı turist ziyaret edilen Sardes çok sayıda önemli eser ve kutsal mekânlara sahiplik etmiştir. Bu araştırmada, Sardes’in inanç turizmi bakımından ulusal ve uluslararası alanda yeterli turizm potansiyeline sahip olup olmadığını ortaya koymaya çalışılmıştır. Araştırmanın amacı, Sardes (Salihli) antik kentinin inanç turizm potansiyelinin incelenerek, bu bölgenin turizm potansiyelinin ortaya çıkarılıp sektöre ne gibi katkı sağlayacağını ortaya koymaktır. Bu kapsamda  “ Sardes antik kentinin inanç turizm potansiyeli var mıdır?  Eğer varsa söz konusu bu alternatif turizm türü bölgenin turizm potansiyelinin artırılmasında etkili olabilir mi? sorularına cevaplar aranmış ve çözüm önerileri sunulmuştur. Yapılan bu araştırma sonucunda bu bölgenin inanç turizm potansiyeli ile ilgili fikir vermesi, bu potansiyelin geliştirilerek yörenin mevcut turizm potansiyelinin geliştirilmesine yönelik sunduğu çözüm önerileri sunması açısından önem arz ettiği düşünülmektedir.&#13;
Araştırmanın ana kütlesini Salihli Kaymakamlığı, Salihli Belediyesi ve Salihli’deki diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan yöneticiler oluşturmaktadır. Veri toplama yöntemi olarak görüşme tekniği kullanılmış, doküman incelemesi ve yarı yapılandırılmış mülakatlarla veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler betimsel içerik analiziyle değerlendirilmiş, Sardes'in inanç turizmi potansiyelinin GZFT (SWOT) analizi yapılarak, bu potansiyelin nasıl artırılabileceğine dair yöneticilere öneriler sunulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sembolik Güç İlişkileri Bağlamında Belgesel Fotoğraf</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74080</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74080</guid>
      <author>Gülay DOĞAN BAŞ</author>
      <description>Bu çalışma, basın/belgesel fotoğrafçılığının ‘alan’ını tartışmaktadır. Alan kavramı Fransız kültür ve sosyoloji teorisyeni Pierre Bourdieu’nün öznel ve nesnel belirlenimlerin ötesinde her toplumsal yapılanmanın kendi güç ilişkilerini barındıran, iç dinamikleri değişken ve dinamik mekanlar ve eyleyicilerden oluşan bölünmelerini tarif etmek üzere kullandığı bir terimdir. Bir soruna işaret etmesiyle ya da eleştirel bir sözünün bulunmasıyla belgesel fotoğrafın ya da kamuyu bilgilendirmede ‘doğru’dan yana konumlanışıyla fotomuhabirliğin geleneksel tanımlarında yaşanan buğulanma, muğlaklaşma; yeni bir olgu değildir. Dijital çağa atıfla bilgi ve iletişim teknolojilerinden türeyen yurttaş muhabirliği gibi fenomenlerin ötesinde gerçekliğin sentetik temsillerinin yaratım evrenini adımlamış durumdayız. Fakat görsel üretim sahasında çoğaltım, genişlemenin artmasına paralel olarak sınırları genişler gibi görünmesine rağmen kendi içine kapanmıştır. Bu çalışmada amatör/profesyonel ayrımlarında beliren ölçütler yoluyla belgesel fotoğraf alanındaki sembolik güç ilişkileri tartışılmıştır. Kurumsal çerçeve olarak Dünya Basın Fotoğrafı Vakfının ödül arşivi ve raporlarından yararlanılarak görsel temsil yelpazesinde, kimin çektiği ve kimin çekildiğiyle ilgili denge problemlerinin kaynağı araştırılmıştır. Sonuç olarak görsel üretim araçlarına sahiplikle ekonomik sermayenin, sanatsal formasyonla Batı perspektifinden kültürel sermayenin; dünyanın görsel hikâye dairesini inşa ettiği yorumuna ulaşılmıştır.&#13;
 </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kolaj Tekniğinin Ergin İnanın Resimlerindeki Yansımaları</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73896</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73896</guid>
      <author>Serpil YAYMAN</author>
      <description>Fransızca bir kelime olan collage (kolaj), yapıştırma anlamına gelmektedir. Plastik sanatlarda ise kâğıt, kumaş,fotoğraf gb. nesnelerin bir yüzey üzerine yapıştırılarak kompozisyon oluşturmak için kullanılan tekniğe kolaj denmiştir. Kolaj tekniğinin, tarihteki yerine bakıldığında, çok eski dönemlere gittiği görülmüştür.  Orta Asya Türk devletlerinden olan Hunlar, aplike tekniği ile kumaş yüzeyi üzerine kolaj tekniğini uygulamışlardır. Kolaj tekniği, 20.y.y. da sanat alanında ilk defa Sentetik Kübizmde görülmüştür. Kolaj, Türk plastik sanatlarında 1950’li yıllarda soyut sanatın ilk temsilcileri olan, Sabri Berkel, Zeki Faik İzer ve Lütfü Günay tarafından kullanılmıştır. Çağdaş Türk Resim sanatının öncü isimlerinden biri olan Ergin İnan, kolaj tekniği ile resim yapan en önemli sanatçılarımızdan biridir. Resimlerin de doğu ile batının sentezini yaparak, kendine özgü bir resim anlayışı oluşturmuştur. Anadol’unun geleneksel motifleri ile Batı’nın sembolik eğilimlerini ve teknik özelliklerini bir araya getirmiştir. Sanatçı, resimlerinde düşüncelerini anlatabilmek için çeşitli semboller kullanmıştır. Ergin İnan, resimlerinde sürüngenlere, böceklere ve değişik yaratıklara yer vermiştir.  İnan, zaman ve mekân kavramını yok saydığı kompozisyonlarında kendi evrensel görüşünü öne çıkarmıştır. Aynı zamanda, düş ile gerçeği bir arada kullanmıştır.  Resimlerinde kullandığı simgeleri, resmin yüzeyine dağıtmış ve sürekli bir hareket yanılsamasını sağlamıştır. Araştırmada, betimsel araştırma niteliği kapsamında tarama modeli kullanılmıştır. Konu ile ilgili kaynakların ortaya çıkarılmasında literatür taraması yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, Ergin İnanın resimlerinde kolaj tekniğinin yeri ve önemi ortaya çıkarılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bir Osmanlı Hükümdar Şairi Olan Murâdî (III. Murad) Divanında Dünya Tasavvuru </title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74101</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74101</guid>
      <author>Fuat SÜNGER</author>
      <description>Çalışmamız, bir Osmanlı hükümdar şairi olan Murâdî (Sultan III. Murad)’nin divanından hareketle dünya tasavvurunu tespit etmeyi amaçlamaktadır. Sultan III.Murad, Murâdî mahlasıyla Türkçe, Farsça ve Arapça şiirler yazmış divan sahibi bir şairdir. Oldukça hacimli olan divanı, tasavvufî muhteva açısından da oldukça zengindir. Murâdî divanında dünya teması yoğun bir şekilde yer almış ve bu tema çoğunlukla İbn-i Arabî ekolüne bağlı yazar ve şairlerde olduğu gibi vahdet-i vücûd düşüncesi çerçevesinde, tasavvufî bir boyutta şiire yansımıştır.&#13;
 Murâdî divanında, dünya kavramı; dünyanın mâhiyeti, dünyanın faniliği, dünya-ukbâ ilişkisi, dünyayı ve ukbayı terk düşüncesi çerçevesinde putlaştırmaz yer alır. Muradî, dünyayı, fanî, ölümlü, vefâsız, dert ve mihnet yüklü ve akıllı kimsenin bel bağlamayacağı bir aldanış yurdu olarak tesvir eder. Geçmişte birer güç sembolü olmuş kral ve hükümdarların parlak hayatlarının ölümle sona erişini, hiç bir itibarı olmayan bir kölenin ölümünden farklı görmeyerek sahip olduğu servet, mevki gibi dünyalıkların geçici olduğunu vurgular ve dünyevî gücü. Bununla beraber dünyayı mutlak anlamda menfi gören anlayışları ise reddeder. Murâdî, insanı yüceltip ebedileştirecek olan düşüncenin, dünya ve ukbayı kalben terk etmek olduğunu, böylece kalbin arınacağını dile getirir.  Ona  göre dünya ve ukbâ yüklerini üzerinden atmış olan bir kalbin temennisi ancak yegane gerçek varlık olan Allah (c.c) olur. Murâdî’nin dünya tasavvurunda nihâi maksadının tasavvufî bir yönelişle Allah’a vuslat olduğu görülür.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Erzurum Müftüsü Abdurrahman Efendi Ve </title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74165</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74165</guid>
      <author>Osman SAĞLAM</author>
      <description>18.yy. da Erzurum'da 21 yaşındayken müftülük yapmış, bu görevini 20 yıl sürdürmüş, ayrıca Erzurum'da kadılık ve valilik görevi üstlenmiş, son olarak Ankara valiliği yapmış olan Abdurrahman Efendi, ilim adamlığının yanında dönemin siyasetine de vakıf bir kişiydi.&#13;
20 yıl boyunca müftülük görevi sırasında vermiş olduğu fetvaları biriktirip onları tertip edip Sefinetü'l-Fetâvâ&#13;
adlı eserini meydana getirmiştir. Nuküllü fetva türlerinden olan yani fetvalarının kaynakları gösterilmiş olan bu eseri, Erzurum Müftülüğü raflarından indirip üzerinde çalıştık ve günümüze kazandırmaya çalıştık.&#13;
Müellif fetvalarına kaynak gösterirken Hanefi mezhebinin mûteber kaynaklarının olmasına özen göstermiş, Hanefi mezhebinin görüşlerinden ayrılmamıştır. Fıkha vakıf olduğu görülen Erzurum Müftüsünün fetva verirken ve meseleyi çözerken izlediği metot döneminin fetva metodunu da ortaya koymaktadır.   &#13;
Diğer fetva kitaplarından özellikle hacim ve kaynak zenginliği yönünden, ayrıca farazi fetvalardan ziyade pratik yaşanmış olayları ve dönemin yaşantısını ortaya koyması açısından farklılık arz etmektedir. &#13;
Eserin önemli özelliklerinden birisi  de müellifin yaşadığı dönemin sosyal, hukuki, kültürel ve toplumsal sorunlarını farklı yönleriyle ortaya koymasıdır ve çözüm üretmeye çalışmasıdır.&#13;
Erzurum Müftüsü Abdurrahman Efendi, Sefinetü'l -Fetava adlı eseri ile İslam Hukuk kaynaklarına önemli bir fetva eseri kazandırmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Temel Eğitimde İdeal Veli Profili</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74146</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74146</guid>
      <author>Seher ACARBAŞHakan AKYOL ,Duygu ÇELİKESİR ÜNAL  ,Tahsin ÜNAL  ,Ogün GÜCER  </author>
      <description>Günümüzde değişen toplum düzeni ile birlikte velilerinde rolleri değişmiştir. Anne ve babanın çalışmak durumunda kaldığı bu düzende, öğrencilerin yalnız kalma ve yeterli ilgi gösterememe durumu ortaya çıkmaktadır. Çocukları ile yeterli vakit geçirmeyen ebeveynlerin, aile yaşantısı ve okul yaşantısında zorluklar yaşamaktadır. Çalışmamızda temel eğitimde ideal veli profili nasıl olmalı? Eksikler neler? Öneriler neler olabilir? Bunlar üzerinde durulmaktadır. Bu araştırma, geleneksel derleme araştırmasıdır. Bu yöntem ile literatürde yer alan temel eğitimde ideal veli profili üzerine yapılan çalışmaların neler olduğu ve nasıl sonuçlar elde edildiği hakkında bilgi sunmaktadır. Çalışmada çeşitli araştırmalar ve kaynaklar incelenerek, yeni araştırmalara kaynaklık etmeye ve yeni fikirler ortaya atılmaya çalışılmıştır. İncelenen araştırmalarda öğrenci velileri, öğretmenlerle ve okul idareleri ile yapılan çalışmalar bulunmaktadır. İncelenen çalışmalar neticesinde velilerin okul ile bağlantılarını sıkı tutmaları, devamlı iletişim halinde olmaları, öğrencilerin ödevlerine yardımcı olma konusunda istekli olmaları, okula belirli aralıklarla ziyaretlerde bulunmaları gerekmektedir. İncelenen araştırmalarda öğretmenden beklenen davranışlar ise velilerle sanal görüşmeler değil de yüz yüze görüşmeleri tercih etmeleri, okula velilerin katılımını sağlamaları ve çeşitli etkinlikler düzenleyerek veliyi eğitimin içine dâhil etmeleri gerekmektedir. Araştırmalarda ele alınan diğer hususta okul idarelerin veliler ile sadece ekonomik amaçlı görüşmeler değil aynı zamanda eğitim amaçlı görüşmelerin yapılması, okullarda sosyal etkinlikler düzenleyerek velileri davet etmeleri, anne-baba eğitimi gibi seminerler planlanmalı ve veliyi okulun bir parçası olduğunu hissettirmeleri gerekmektedir. Tüm bu bilgiler ışığında çerçeve genişletilerek ideal veli profili ancak bu şekilde sağlanacağı düşünülmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Dağlık Alanların Kırsal Turizm Açısından Önemi: Çağlayancerit Örneği</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73775</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=73775</guid>
      <author>Nadire KARADEMİR</author>
      <description>Günümüzde tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de insanların tatil tercihlerindeki değişim farklı turizm türlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Türkiye’nin dağlık alanlarının dolayısıyla kırsal mekânlarının geniş alanlar kaplaması bu alanların potansiyellerinin en uygun şekilde değerlendirmelerini gerekli kılmaktadır. Alternatif bir turizm türü olan kırsal turizm, kırsal alanlar adına alternatif bir gelir kaynağı oluşturmakta, yörelerin kırsal kalkınması, istihdamının sağlanması, sosyo kültürel yapısının gelişmesi için önem taşımaktadır. Bu araştırmada dağlık ve kırsal bir coğrafyada yer alan Çağlayancerit ilçesinin mevcut kırsal turizm potansiyelini ortaya koymak, yörenin güçlü ve zayıf yönlerini belirlemek, fırsat ve olası tehdit unsurlarını tespit etmek amaçlanmıştır. Çağlayancerit’in akarsuları, rekreasyon alanları, yaylaları, tarımsal faaliyetleri, Avrupa Birliği’nden  (AB) coğrafi işaret tescili almış Çağlayancerit cevizi, festivalleri, tarihi değerleri, Aşıklık geleneği, yöresel yemekleri kırsal turizm arzları olarak belirlenmiştir. Araştırmada köklü bir tarihsel geçmişe sahip olan ilçenin kırsal turizm kaynakları ve değerleri bakımından zenginlik gösterdiği, kırsal turizme uygun potansiyelinin olduğu ortaya konulmuştur. Tüm yıl boyunca kırsal turizmden yararlanılabilecek bir mekân olması yörenin en güçlü yönünü oluştururken, kırsal turizm açısından kente göçün artması ve kırsal nüfusun azalma eğiliminde olması yörenin en zayıf yönü olmaktadır. Çağlayancerit cevizinin AB tarafından tescillenmesi en değerli fırsat, pansiyon, otel, lokanta gibi hizmet işletmelerinin yetersizliği ise tehdit oluşturmaktadır. İlçede kırsal kalkınmanın sağlanmasında yerel halk ve özellikle yerel yönetimlerde çalışanlar kırsal turizm konusunda bilgilendirilmeli ve bilinçlendirilmelidir. Çağlayancerit’te kırsal turizmin bir alternatif değil ana unsur olması oldukça elzemdir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Engelli Bireylerin Spordaki Varlığı: Spor Yönetimi, Organizasyonları Ve İnovasyon Perspektifinden Bir Bakış</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74523</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74523</guid>
      <author>Yunus Emre Karakaya Aykut Şahin </author>
      <description>Engelli bireylerin spor alanındaki varlığı ile ilgili yapılan çalışmalar, toplumsal eşitlik, kaynaştırma, özsaygı, özgüven ve toplumsal algının değişimi gibi temel kavramlarla bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Engellilerin spor yapması, fiziksel sağlık, duygusal sağlık ve sosyal entegrasyon açısından önemli bir rol oynamaktadır. Engelli sporculara yönelik geliştirilen özel ekipmanlar ve inovasyonlar, sporun daha erişilebilir ve etkili hale gelmesine yardımcı olmaktadır. Spor yönetimi alanında, engellilerin spora entegrasyonunu artırmak ve spor etkinliklerini yönetmek için çeşitli stratejiler bulunmaktadır. Engellilerin sporuna sağlanan finansman ve destek, sporun daha geniş bir kitleye ulaşmasını ve gelişimini destekleyebilmektedir. Bu kapsamda yapılan çalışmada, engellilerin spordaki varlığı irdelenerek spor yönetiminde inovasyon perspektifinden engellilere yönelik mevcut durumun ortaya konulması ve geleceğe yönelik yenilikçi bir çözüm sunulması amaçlanmıştır. Çalışma, engellilerin spor dünyasında daha etkin bir şekilde yer alması için geliştirilebilecek stratejilere ve gelecekteki yönelimlere ışık tutmaktadır. Bu doğrultuda engelli bireylere yönelik ulaşılan birincil ve ikincil belgeler ışığında değerlendirilmiştir. Engellilerin spor alanındaki varlığının toplumda kabul görmesi, medya temsilleri ve teknolojik gelişmelerin etkisi gibi konuların gelecekteki potansiyelini belirleyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Engellilerin spor alanındaki varlığının gelecekteki potansiyeli ve teknolojik ilerlemeler, sporun daha erişilebilir ve çeşitli hale gelmesine fırsatlar sunabilir. Bu stratejilerin bir araya gelmesiyle, engellilerin spor alanındaki rolü toplumda daha fazla kabul görebilir ve bu bireylerin sporla etkileşimi artabilir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Aile İşletmelerinde Yöneticilik Algısının Kurumsallaşma Üzerindeki Etkisi</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74638</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74638</guid>
      <author>Nurbanu Gedik Ömer Okan Fettahlıoğlu </author>
      <description>Kurumsallaşma, işletmelerin kişilerin varlıklarına bağımlı olmadan faaliyetlerini ve varlığını sürdürebilmesi olarak ifade edilmektedir. Ülkemizde aile bireyleri ve KOBİ’lerin büyüme ve devamlılığının sağlamasında kurumsallaşmaya ve beraberinde etkili bir yöneticiye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tezin amacı aile işletmelerinde yöneticilik algısının kurumsallaşmada ne derecede etkisinin olup olmadığının araştırılmasıdır.&#13;
Araştırma kapsamında Kahramanmaraş ilinde imalat sanayinde faaliyet gösteren aile işletmelerine anket uygulanmıştır. Çalışanların yöneticilik alıgısını ölçmede kuantum liderlik ölçeği, kurumsallaşma algısını ölçmede ise kurumsallaşma ölçekleri kullanılanılmıştır. Veriler SPSS ve AMOS ile analiz edilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda aile işletmelerinin kurumsallaşma düzeyinde etkili bir yönetici ihtiyacının belirleyici olduğu tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


