






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>ACADEMIC SOCIAL RESOURCES JOURNAL, Yıl 2022 Sayı Cilt 7 Sayı 38</title>
    <link>https://asrjournal.org/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2188</link>
    <description>ACADEMIC SOCIAL RESOURCES JOURNAL</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Okul Müdürlerine Göre Okul Yöneticisi Atamalarında Karşılaşılan Sorunlar ve Olası Çözüm Önerileri</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62627</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62627</guid>
      <author>Ahmet ÜSTÜN Mustafa GÜRLEK </author>
      <description>Bu araştırmanın amacı yönetici atamalarında karşılaşılan sorunları belirlemek ve bu sorunların olası çözümlerini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırma, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda müdür olarak görev yapan okul yöneticileriyle gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden olan olgubilim deseni sınırları içinde hazırlanmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubu amaçlı örneklem yöntemi çerçevesinde benzeşik (homojen) örnekleme tekniğiyle belirlenmiştir. Çalışma grubu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Amasya ilindeki devlet okullarında müdür olarak görev yapan 10 yöneticiden oluşmaktadır. Araştırmacılar, veri toplamak amacıyla okul yönetici atamalarıyla ilgili sorunları ve olası çözüm yollarını daha detaylı bir şekilde incelemek için yarı yapılandırılmış görüşme tekniğine başvurmuşlardır. Verilerin çözümlemesi betimsel analiz anlayışına göre yapılmıştır. Katılımcılar okul yöneticisini; nesnel ölçütlerle atanma, çalışanları belli davranışlara yöneltebilme, etkili iletişim becerisine sahip olma, yönetim sürecini iyi bilme, okulun beklentilerini karşılama ve liyakatlı olma şeklinde şeklinde ifade etmişlerdir. Ayrıca katılımcılar okul yöneticisi atamalarında karşılaşılan sorunları; atama yönetmeliklerinin sık sık değişmesi, okul yöneticilerin liyakata dayalı seçilmemesi, okul yöneticilerinin profesyonel şekilde yetiştirilmemesi, okul yöneticiliğinin meslekleşmemesi, okul yönetici seçiminde gerçekçi ölçütler olmaması, okul yöneticisi atamalarında tutarlı politikalar izlenmemesi ve okul yöneticilik görevi eğitimi alınmaması şeklinde sıralamışlardır. Katılımcılar okul yöneticisi atamalarında karşılaşılan sorunların olası çözüm yolları ile ilgili olarak; yönetici seçimini liyakata dayalı yapma, yönetici atamasında adaleti sağlama, yeterliliği ve sürekliliği olan politikalar izleme, okul yöneticiliğini meslek haline getirme, okul yöneticisi yetiştirecek programlar düzenleme, yönetici atamalarını siyasetten bağımsız yapma ve liderlik özelliğine sahip yöneticiler seçme gibi birtakım önerilerde bulunmuşlardır. Yukarıdaki bulgular doğrultusunda araştırmacılar, Türk eğitim sisteminin bir gerçekliği olan yönetici atamalarında karşılaşılan sorunların üstesinden gelinerek; liyakata önem veren, siyasi etkiden uzak, nesnel ölçütleri olan, herkesin kabul edebileceği, sürekliliği olan ve sorunları kalıcı olarak çözebilecek yönetmelikler hazırlanması gerektiği sonucuna varmışlardır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Picasso'nun Sanat Pratiğinde Primitivizm Etkisi</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62663</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62663</guid>
      <author>Şemseddin Ziya DAĞLI</author>
      <description>Sanat; duygu, düşünce veya yaşantıların başkalarına aktarılmasında en dikkat çekici unsur olmuş ve zaman içerisinde çeşitli yöntem-tekniklerin de kullanılmasıyla gelişerek insan yaşamında derin anlamlar kazanmıştır. İlk insanlardan günümüze değişen yaşam koşullarıyla birlikte yavaşça oluşan kültürün ve hızla gelişen teknolojinin çeşitli etkileriyle sanat anlayışı ve üretimi ivme kazanmıştır. İlkel yaşam dönemlerinde çeşitli nedenlerle üretilen ürünler zaman içerisinde gelişme kaydederek insan hayatında derin etkiler yaratmıştır. Bu dönemlerde kullanım amacına göre sınıflandırılmaksızın ele alınan tüm ürünlerde toplumun kültürüne dair birçok sanatsal unsur yer almıştır. Biçimsel olarak yalınlık gözlenen çalışmalarda primitif halkların zengin düş dünyasının izlerine rastlanılmıştır. Çalışmaların gerçekçi olması hedeflenmemiş, ölçülerde genellikle abartıya gidilmiş ve önemli görünen parçalarda da renkte veya oran-orantıda yapılan değişikliklerle vurgu yapılmıştır. İlkel insanların yetenekleri sayesinde keşfederek kullanmış oldukları çizgi ve geometrik yapılardaki çeşitlilikler estetik algılarında gelişime sebep olmuş ve böylelikle günümüz sanatçılarına biçimin daha iyi kavranması yönünde destek oluşturmuştur. Afrika Primitivizmi ilk olarak Paul Gauguin’in araştırmalarının bir sonucu olarak sanat camiasında yer edinmiş ve dönemin sanatçıların ırkçılığa karşı göstermiş oldukları duyarlılıkla ürettikleri sanat eserleri sayesinde batılı halklarca tanınan bir kültür olması sağlanmıştır. Primitif sanat Afrikalı halkların kültürlerinin yansıması olarak ortaya çıkmakla birlikte bu kültürden etkilenen Batılı sanatçıların kültürün korunmasına yönelik attıkları adımlarla varlığını sanat tarihi içerisinde göstermiştir. Primitif sanatın çizgi, renk ve biçim konusundaki alışılmışın dışındaki ifade biçimi dönemin entelektüel sanatçılarından biri olan Picasso’nun da dikkatinden kaçmamıştır. Sosyal ve kültürel birçok sorun üzerine araştırmalar yapan sanatçı Batılı devletlerin kolonileşme yöntemiyle sömürü haline getirdikleri Afrika halklarının sahip oldukları kültürü korumak için yapılan çalışmalara da destek vermiştir. Sanat yaşamında sürekli bir devinim içerisinde bulunan Pablo Picasso, Afrika kültüründen etkilenmiş ve kendi sanatsal anlayışıyla yorumlayarak ilerleyen zamanlarda yapacağı çalışmalara zemin hazırlamıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kitap Kapaklarının Roland Barthes’ın Göstergebilimsel Çözümleme Yöntemi İle İncelenmesi “Savaş Çekiç Örneği”</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62695</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62695</guid>
      <author>Özlem KUM</author>
      <description>Göstergebilim göstergelerin altında yatan anlamları inceleyen bilim dalıdır. Göstergebilimsel analiz yapılırken pek çok değişken bir arada değerlendirilir ve çözümlemede doğrudan veya dolaylı olarak sunulan mesajların açığa çıkarılma, anlamlandırılma amacı vardır. Göstergeler Roland Barthes’ın kuramına göre kavrama, anlayıp anlamlandırma sürecinden geçerek “Gösterge”, “Gösteren”, “Gösterilen” dizgesine dönüşür. Makalenin amacı, Roland Barthes’ın göstergebilimsel yöntemi ile Savaş Çekiç’in kitap kapak tasarımlarını inceleyerek bir örnek çalışma sunmaktır. Seçilen 10 adet kitap kapağı tasarımındaki göstergeler analiz edilerek söylenenin dışında söylenmeyene de ulaşma amacıyla arka planındaki gizli göstergeler açığa çıkarılmaya çalışılmıştır.&#13;
Makalede Savaş Çekiç’in tasarladığı kitap kapakları ile ilgili bilgilerin elde edilmesi için literatür taraması, seçilen kitaplarının analizi için nitel araştırma yöntemlerinden biri olan göstergebilimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Kitap kapakları Barthes’ın “Gösterge”, “Gösteren”, “Gösterilen” den oluşan çözümleme yöntemi ile analiz edilmiştir.&#13;
Kendi tasarım atölyesinde illüstrasyon, kitap, dergi katalog gibi üretimler yapan Savaş Çekiç, edebiyata olan ilgisiyle bağlantılı olarak kendine özgü karakteristik bir yaklaşımla kapak tasarımları yapmıştır. Sadeliği ve özünde imgelerle anlatımları tercih eden Çekiç’in kitap kapak tasarımlarında içerikte anlam barındıran ve hikayeye eşlik eden bir üslup vardır. Kapak tasarımları analiz edildiğinde kitapların anlatısından yola çıkmış imgeler ve göstergeler barındırdığı ayrıca Çekiç’in disiplinler arası iletişiminin ortaya koyduğu fikirler ve hikayeye eşlik eden anlatılar içerdiği sonucuna ulaşılmıştır. Şiir kitapları için yaptığı tasarımlarda bir şiirin anlamından ziyade şiire eşlik eden bir yaklaşım bulmak mümkündür.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kadın Okul Yöneticilerinin Liderlik Davranışları</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62826</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62826</guid>
      <author>Hülya CAMCIMuhammet Lütfullah GÜVENÇ </author>
      <description>Bu araştırmada kadın okul yöneticilerinin liderlik davranışlarının yine öğretmenler gözünden değerlendirilmesi yapılmaya çalışılmıştır. Popülasyonu Avcılar İlçesi’n de bulunan ilkokul, ortaokul ve lise de görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Bu popülasyondan basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen 50 öğretmen çalışmanın örneklemesini oluşturmaktadır. Örneklem popülasyonu temsil edecek şekilde gönüllülük ilkesine göre belirlenmiştir. Bu çalışmanın amacı, kadın okul yöneticilerinin liderlik şekillerinin değişik etmenlerce olumlu yada olumsuz olarak etkilenebilme durumlarını ortaya koymaktır. Genel olarak incelendiğinde kadın yöneticilerin liderlik algısında iletişimlerinin kuvvetli, yenilikçi, titiz, girişimci ve adil bir yönetim tarzı belirledikleri görülmüştür. Ancak duygusal olmalarının kendilerini karar alma noktasında dezavantajlı konuma getirdiği görülmektedir. Türkiye’de eğitim alanında kadın öğretmenleri sayısının fazla olmasına rağmen, kadın yöneticilerin erkek yöneticilere göre oldukça azdır. Bunda toplumumuzdaki gelenekçi sosyal ve kültürel yapı kadınların yöneticiliğe bakışlarını etkilemektedir. Türkiye'de kadınların yöneticiliğine bireysel olarak karşıtlık yoktur. Yöneticilik de fazla mesai yapılabilmesi, kadınların ev ve iş hayatını beraber yönetme zorunluluğu, daha üst yöneticilerin kadın yöneticilerle çalışmakta imtina etmeleri temel engellerdir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Teknoloji Firmalarında Sermaye Yapısı Kararlarının Karlılığa Etkisi</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62891</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62891</guid>
      <author>Melih KUTLUDiler TÜRKOĞLU </author>
      <description>Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde uzun dönemli özsermaye ve borç finansmanına erişim gelişmiş ülke finansal piyasalarına göre daha kıt olmaktadır. Finansal sistem altında kısa veya uzun vadeli kredi nasıl ve ne şekilde alabilecekleri bazen belirsizdir. En gelişmiş finansal sistem bile bazı borçluları istediklerinden çok daha az veya daha yüksek faiz oranlarıyla kredi verebilmektedir. Bir firmanın optimal sermaye yapısı kredi kalitesi, büyüme oranı, projelerin karlılığına ve projeleri finanse etme yeteneğine bağlıdır. Uzun vadeli finansmanın faydaları sadece borç alanlar için değil aynı zamanda kredi verenler ve finansal aracılar için de geçerli olabilir. Borç verenler, getirilerin kısa vadeli sözleşmelerden daha yüksek olması ve bu sözleşmelerin vadesinin uzun vadeli tasarruf ihtiyaçlarını karşılayabilmesi nedeniyle uzun vadeli finansal sözleşmeler yapmaya istekli olabilir. Bir bütün olarak ekonomi için, uzun vadeli finansman, daha yüksek büyümeye ve daha düşük makroekonomik volatiliteye katkıda bulunabilir.  Teknoloji firmalarının teknik yetenek eksiklikleri yeni teknolojileri benimseme hızları ile ilgilidir. Yeni teknolojilerin ar-ge ve üretim süreçleri ise uzun vadeli finansman ile desteklenmelidir. Bu nedenle bu çalışmanın amacı Borsa İstanbul Teknoloji Endeksi’ndeki firmaların sermaye yapılarının karlılıklarına etkisini araştırmaktır. Çalışma 2010-2020 yılları arasında yıllık veri ile yapılmış ve sürekli olarak işlem gören 14 firma kullanılmıştır. Yöntem olarak Panel Veri Analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada Aktif karlılığı ve özsermaye karlılığı bağımlı değişkenler olarak kullanmıştır. Özkaynak/varlık, uzun vadeli borç/varlık, kaldıraç ve likidite oranları ise bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Özkaynak/varlık oranının aktif karlılığına etkisi tespit edilmiştir. Bulgular ar-ge yoğunluklu teknoloji firmalarının kaldıraç etkisinden yararlanmadığını ve uzun vadeli borçlanma açısından sorun yaşadıklarını göstermektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kahramanmaraş’ta Yaratıcı Aktörlerin Kültürel Anlamda Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62902</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62902</guid>
      <author>Nadire KARADEMİR</author>
      <description>Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de şehirlerarasında gittikçe artan rekabet ile birlikte markalaşma ve tema oluşturma adına stratejiler geliştirilmekte ve yeni arayışlar ortaya çıkmaktadır. Coğrafi bir alan ya da sektöre yeni ve farklı bir şey katma ve düşünebilme becerisi olan yaratıcılık sayesinde de şehirlerin kültürel ve ekonomik temelli olarak ilerlemesi sağlanabilmektedir. Kahramanmaraş Doğu Anadolu, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin kavşak noktasında yer almaktadır.  Çalışma Kahramanmaraş’ın kalkınması için gerekli olan yaratıcı aktörler ve sınıflarına dikkat çekilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı Kahramanmaraş’ın yaratıcı bir şehir olabilmesi adına bölgedeki yaratıcı aktörlerin kültürel açıdan potansiyellerini ortaya koyabilmek olmuştur. Çalışma Kahramanmaraş’ın büyümesinin yaratıcı kişiler (Yetenek) tarafından desteklenip,  kültürel çeşitliliğin oluşması, bu kişilerin yeni düşüncelere açık mekânları tercih edeceği (Hoşgörü) ve kültürel sermaye ile bu sürecin yeni ürünleri (Teknoloji)  ortaya çıkarabileceği savıyla yapılmıştır. Tarihi bir şehir olarak birçok kültür ve medeniyete beşiklik etmiş bir yerleşim yeri olan Kahramanmaraş geleneksel el sanatları, gastronomi, edebiyat üstatları,  ulusal ve uluslararası etkinlikleri, sanatsal faaliyetler, projeler, üniversiteleri ve akademisyenleri, sanatçıları, işadamları, coğrafi işaretli ürünleri, müzeleri gibi birçok yaratıcı aktöre sahiptir. Kahramanmaraş fiziki ve beşerî coğrafya yapısı nedeniyle yaratıcılık adına oldukça zengin bir yerleşim yeri konumunda 2023’ün marka kenti olma yolunda ilerlemektedir. Tüm dünyada giderek artan bir öneme sahip olan yaratıcı ekonomi adına tüm paydaşların birlikte hareket etmesinin yörenin geleceği ve potansiyelinin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığı düşünülmektedir.&#13;
 </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Satrancın Akademik Başarıya Etkisi (Doküman İncelemesi)</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62924</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62924</guid>
      <author>Bülent YAMAN</author>
      <description>Çalışma kapsamında ilk olarak, satranç kavramının tarihsel gelişimi hakkında bilgiler verilerek Dünya’da ve ülkemiz özelinde satrancın yeri hakkında kavram incelenmesi yapılmış ve satrancın insanlar üzerindeki etkilerine değinilmiştir. Satranç oynamanın öğrenmede bilişsel yetenekleri ve matematik becerilerinin gelişimine katkısını, akademik hayattaki rolü üzerinden inceleyerek, farklı eğitim seviyelerindeki öğrencilerin problem çözme yeteneklerini, öngörülen kazanımların öğrencilere sağladığı katkıyı, başarıları üzerindeki rolü incelenerek, akademik kariyer ve satrancın aralarında ki pozitif ilişki çalışma kapsamında açıklanmaya çalışılmıştır. Bu sonuçlar, satrancı eğitimde etkili bir araç olarak kullanabileceğimizi göstermiş, en çok yararlanılan alanlar olan matematik ve okuma alanlarında satrancın çocukların okul performansının iyileştirilmesine olanak sağlayan bir materyal olarak kullanılması önerilmiştir. Bu bağlamda, satranç oynamanın yararlarını incelemek için eğitimsel ve psikolojik araştırmalar incelenerek açıklamalarda bulunulmuş, bu açıklamalardan sonra çalışmanın amaçları doğrultusunda satrancın akademik kariyer üzerinde ki etkisi irdelenmeye başlanmıştır. Birbiri ile akademik başarıda etkileşim halinde olan bu iki bölümün çalışmayı bütün haline getirmesi amaçlanmaktadır. Bu hedef doğrultusunda modern çağın getirdiği zorluklara uygun olarak, eğitim alanında yeni koşullara uyum sağlamanın gerekliliğinden, klasik eğitim programlarının sunduğu fırsatların bireysel gelişim için yeterli olmadığı kanısına varılmıştır. Bu nedenle son zamanlarda okul ve okul öncesi çağda daha iyi bilgi edinme, yeni eğitim tekniklerinin tanıtılması yoluyla mevcut programları yenilemek için girişimlerde bulunulmuştur. Bu yeni tekniklerden biri, etkili bir eğitim aracı olduğu kanıtlanmış olan satranç oyunudur. Satrancın sağladığı önemli faydalar bilişsel unsurlara ayrılabilir, her bireyin gelişimi için gerekli beceriler olarak sayabileceğimiz konsantrasyon, hafıza ve mantıksal düşünme; eleştirel düşünme faktörleri: güçlü ve zayıf yönleri değerlendirme yeteneğini geliştirme, değer yargıları oluşturma, karar verme ve problem çözme yoluyla yaratıcılığı geliştirmektedir. Bu ana faktörlerin yanı sıra, matematikte, tutum ve genel davranışta daha iyi sonuçlar oluşturması ayrıca okuryazarlıkta gelişmeler olan nedensel bağlantıları vardır. Satrancın eğitimde formal veya informal bir öğrenme aracı olarak kullanılmasının asıl avantajı, okul öncesi ve okul çağında istisnai bir değer olan tüm bu faydaların elde edilebilmesidir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Beypazarı’nda Bulunan Kare Biçimli Tepelikler Üzerine Bir Araştırma</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63016</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=63016</guid>
      <author>Emel ERKAPLAN  Gülhan GÜLDÜR </author>
      <description>Anadolu’nun uzun tarihi geçmişi ve yüzyıllar boyu farklı kültürlerin etkileri, Türk giyim kuşam kültürünün zengin bir yapıya sahip oluşunda büyük bir rol oynamıştır. Bu kültürel zenginlik içerisinde başlıklar; giyim kuşama uygun olarak kullanılan giysinin şekline, rengine ve kumaşına göre çeşitlilik gösteren, giyimin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Anadolu kadın başlıkları bölgeler arasında birçok ortak özelliğe sahip olmakla birlikte kullanılan malzeme, teknik ve süslemeye göre de çeşitlilik göstermektedir. Bu çeşitliliğin sonucunda ise her yörede, Anadolu kadını tarafından bir takım mesajlar yansıtan farklı başlıklar kullanılmıştır. Kadın başlıkları; kimi zaman süslenmek ya da giyimi tamamlamak gibi fonksiyonlarının dışında ekonomik gücü, toplumsal konumu aynı zamanda duyguları yansıtan bir araç olmuştur.&#13;
En önemli baş takıları arasında yer alan tepelikler; kimi zaman inançlar doğrultusunda kimi zaman bereket ve tılsım amacıyla Anadolu’nun hemen her bölgesinde kullanılagelmiş etnografik kuyum ürünü olarak da ayrı bir değere sahiptir. Tepelikler biçim, teknik, motif ve kompozisyon özellikleri ve malzeme kullanımı açısından bölgesel farklılıklar göstermekte olup, genellikle daire nadiren de kare biçime sahiptir. &#13;
Araştırmada, Anadolu’da nadiren üretilip kullanılan kare biçimli tepelikler üzerinde durulmuş, Beypazarı kuyumcu koleksiyonlarından ulaşılabilen örnekler; boyut, malzeme, teknik, motif, kompozisyon ve kullanım özellikleri bakımından incelenmiştir.&#13;
Beypazarı kuyumcu koleksiyonlarından ulaşılabilen, Anadolu’ nun diğer bölgelerinde rastlanmayan kare biçimli nadir tepeliklerin kullanımı konusunda edinilen bilgi ile detaylı inceleme yapmak üzere kaynak kişiler ve Bolu Kıbrısçık ilçesinde yöre halkıyla görüşülerek kullanım özellikleri hakkında bilgilere ulaşılmıştır. Kare tepeliklerin genel ve kullanım özelliklerinin tanımlanabilmesi için yerinde gözlem ve incelemeler gerçekleştirilmiş ayrıca yöre halkından elde edilen bilgiler değerlendirmeye alınmıştır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


