






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>ACADEMIC SOCIAL RESOURCES JOURNAL, Yıl 2022 Sayı Cilt 7 Sayı 36</title>
    <link>https://asrjournal.org/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2097</link>
    <description>ACADEMIC SOCIAL RESOURCES JOURNAL</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Üniversite Öğrencilerinin Annelerin Çalışmalarına Yönelik Tutumları ve Toplumsal Cinsiyet Rolleri</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58129</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58129</guid>
      <author>Gülfer DOĞAN PEKİNCEEmine GERÇEK ÖTER ,Dicle Filiz YILDIRIM </author>
      <description>Toplumsal cinsiyet, kadın ve erkeklerin davranışsal rolleriyle ilgili kültürel bir yapıdır. Toplumun cinsiyetlere yüklediği roller ve beklentiler, kadınların bazı haklarını alamamalarına veya kullanamamalarına neden olmaktadır. Bu durumlardan biri de kadınların çalışma yaşamına katılımıdır. Birleşmiş Milletlere üye ülkeler tarafından belirlenen ve 2030 yılı sonuna kadar ulaşılmaya çağrılan evrensel bir eylem olan “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri” arasında yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği kapsamında, kadınların güçlü kılınması gerekmektedir. ve her alanda kız çocukları ve bu bireylerin arazi, mülk ve ekonomik kaynaklar konusunda erkeklerle çatışma içinde olması gerektiğidir. Araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin toplumsal cinsiyet rollerine ve annelerin çalışmasına yönelik tutumlarını değerlendirmektir. Bir üniversiteye bağlı yüksekokulda gerçekleştirilen araştırma Haziran 2019-Aralık 2020 tarihleri ​​arasında 238 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Veriler Kişisel Tanıtma Formu, “Annenin Çalışmasına Yönelik Tutum Ölçeği” ve “Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği” ile toplanmıştır. Veriler Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testleri kullanılarak analiz edildi. Öğrencilerin %60,9'u kız, %39.1'i erkektir. Sonuç olarak, cinsiyet rollerine yönelik tutumlar açısından cinsiyetler arasında anlamlı bir farklılık bulunurken, çalışan annelere yönelik tutumlarda farklılık olmadığı görülmüştür. Bu tutumları etkileyen faktörler arasında baba mesleği ve mezun olunan lise gibi değişkenlerin olması, cinsiyet tutumları üzerinde aile ve eğitimin önemli bir rol oynadığını göstermektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Öncesi Dönemde Akran Şiddetini Önleme Eğitim Programının Etkililiğinin İncelenmesi</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58295</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58295</guid>
      <author>Nazife KOYUTÜRK KOÇERGülümser GÜLTEKİN AKDUMAN </author>
      <description>Bu araştırma, okul öncesi dönem çocuklarının akranlarına yönelik şiddet davranışlarını önlemek amacıyla “Akran Şiddetini Önleme Eğitim Programı (AŞÖEP)’ nı geliştirmek ve geliştirilen programın etkililiği incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında önce nitel araştırma yöntemi, ardından nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve çalışma, karma araştırma desenlerinden keşfedici sıralı araştırma olarak planlanmıştır. Araştırma kapsamında 8 okul öncesi öğretmeni ile odak grup görüşmesi yapılmıştır. Araştırma verileri Özyürek ve Kurnaz (2019) tarafından geliştirilen “Zorba ve Kurban Çocukları Değerlendirme Formu” ve araştırmacı tarafından geliştirilen “Öğretmen Görüşme Formu” aracılığıyla toplanmıştır.  Araştırmanın çalışma grubu olarak 2018-2019 eğitim öğretim yılında anasınıfına devam eden 25 çocuktan oluşan bir sınıf deney diğeri ise kontrol grubu olarak seçilmiştir. Ayrıca araştırmanın çalışma grubunda odak grup görüşmesi yapılan sekiz okul öncesi öğretmeni de yer almaktadır. Deney grubuna haftada iki gün (salı-perşembe) süre ile 12 hafta toplam 24 oturumdan oluşan Akran Şiddetini Önleme Eğitim Programı (AŞÖEP) uygulanmıştır. Program uygulamasının ardından deney ve kontrol gruplarına son test uygulaması yapılmıştır. Son test uygulamasından 3 hafta sonra deney grubuna kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda AŞÖEP’nın etkili ve kalıcı bir program olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul Öğrencilerin Yaşam Temelli Öğrenme İçin Oluşturdukları Metaforların İncelenmesi</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58133</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58133</guid>
      <author>Erhan KARAGüldem DÖNEL AKGÜL </author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin yaşam temelli öğrenme kavramıyla ilgili sahip oldukları algıları ve bu algılara kazandırdığı anlamı metaforlar aracılığıyla ortaya çıkarmaktır. Çalışmaya, Erzincan şehir merkezinde bulunan bir ortaokulun 6. sınıflarında öğrenim gören 62 öğrenci katılmıştır. Çalışma, nitel araştırma desenlerinden olgubilimi (fenomenoloji) desenine göre yürütülmüştür. Öğrencilerin “Sahip olduğu özellikler ile günlük yaşam üzerindeki etkilerini dikkate alarak fen eğitimini bir nesne, bir şekil, bir hayvan, bir masal kahramanı, bir tarihsel kimlik ya da bir canlı vb. bir özelliğe benzetmeniz istense neye benzetirdiniz? Niçin?”, “Fen bilgisi yaşamın kendisidir. Çünkü………” ve “Hayatımızdaki Fen …………………… gibidir. Çünkü …………………” cümlelerini tamamlaması ile araştırmanın verileri elde edilmiştir. Ayrıca öğrencilere Fen bilgisi dersinde öğrendiğin bilgileri okul dışındaki hayatında nerelerde kullandıkları, ders kitaplarında günlük hayatla ilişkilendikleri bir konu olup olmadığı soruları da sorulmuştur. Verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, öğrencilerin yaşam temelli öğrenme kavramına yönelik toplam 36 metafor ortaya koyduğu belirlenmiştir. Bu metaforlara göre öğrencilerin “&lt;em&gt;yaşam temelli öğrenme&lt;/em&gt;” kavramına ilişkin sahip oldukları algıları kategoriler altında gruplandırılmıştır. Sonuç olarak öğrencilerin yaşam temelli öğrenme kavramına yönelik belirli bir bilgiye sahibi oldukları gözlenmiş, metaforların eğitim alanında kullanılması gereken araçlar olduğu bu çalışma ile bir kez daha ortaya konmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sigmund Freud’un Yüceltme Mekanizması Bağlamında Gustav Klimt’in Eserlerindeki Erotizm</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58157</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58157</guid>
      <author>Mehmet Erkan TURANYüksel GÖĞEBAKAN </author>
      <description>Cinsellik ve erotizm, bütün insanların en temel güdülerinden olmakla beraber ayıplanan, dışlanan, çoğu zaman üzerine konuşulmayan dolayısıyla yokmuş gibi değerlendirilen bir olgudur. Bu “-mış gibi yapma” durumunun başlıca sebebi toplumsal ve ahlaki kurallardır. Toplumdan dışlanmak istemeyen birey, günlük yaşamında bu dürtülerini bastırmak zorundadır. Ancak Sigmund Freud’un Psikanaliz kuramında açıklandığı üzere İd’den gelen bu dürtülerimiz doğuştan bulunmaktadır ve ruhsal yapımızın önemli parçasıdır. Dolayısıyla toplumsal ve ahlaki kuralların bu dürtülerimizi baskılıyor olması ortadan kaldırıldığı anlamına gelmez. Çünkü bunlar bir şekilde doyurulmak zorunda olan dürtülerimizdir. İşte tam da bu noktada devreye ruhsal yapımızın bir diğer parçası olan Ego girer. Ego bu dürtülerin uygun bir zamanda veya uygun bir bağlamda doyuma ulaşmasını sağlamaktadır. Kendi benliğini koruma gayesinde olan Ego, savunma mekanizmaları yaratır. Bunlardan “yüceltme mekanizması”, bu makalenin temel kavramlarından biridir. Çünkü bu savunma mekanizmasının sanatsal yaratıcılıkta rolü olduğu bilinmekle birlikte, birçok şiirde, romanda ve resimde erotizm yer edindiği görülmektedir. Bu bağlamda çalışma kapsamında Gustav Klimt’in eserlerindeki erotizm üzerinde durulmuş ve bu durum yüceltme mekanizması ile ilişkilendirilerek açıklanmaya çalışılmıştır.&#13;
Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu makale oluşturulurken tez, makale, kitap ve internet ortamından veri taramaları yapılmış olup, burada edinilen bilgilerin doğru ve güvenilir olduğu varsayılmıştır. Makale 3 farlı bölüme ayrılmıştır: Birinci bölümde cinsellik, çıplaklık, pornografi ve erotizm kavramlarının açıklaması yapılarak bu bunların birbiriyle örtüşen ve birbirinden ayrılan noktalarına değinilmiştir. İkinci bölümde Sigmund Freud’un ortaya attığı Psikanaliz Kuramı ve bu kuramda yer alan yüceltme mekanizması açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise yüceltme mekanizması bağlamında Gustav Klimt’in eserlerindeki erotizm açıklanmaya çalışılmıştır. Bu bölümde Gustav Klimt’in en ünlü eseri olan “Öpücük” üzerinde durularak bir sınırlandırmaya gidilmiştir. Araştırma esnasında “resim sanatındaki erotizm” konulu çok sayıda kaynak bulunsa da bunların Freud’un yüceltme mekanizması bağlamında açıklandığı bir kaynağa ulaşılamamıştır. Bu anlamda bu makalenin literatürde önem arz edeceğine inanılmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Osmanlı Devleti’nde Elektrik</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58217</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=58217</guid>
      <author>Serhat KÜÇÜK</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, Osmanlı modernleşme çabaları çerçevesinde, elektrik enerjisinin kullanımına bağlı olarak meydana gelen teknolojik gelişmeleri değerlendirmektir. Çalışma, elektrik ve elektriğe dayalı teknolojilerin, Osmanlılar tarafından fark edilip değişik alanlarda ilk uygulamalarının öyküsünü anlatmaktadır. &#13;
Osmanlıların elektrik enerjisinden haberdar olmalarından başlayarak, bu teknolojinin farklı alanlardaki ilk uygulamaları hakkında ayrıntılı bilgiler ortaya konmaktadır. Devamında elektriğin hem yönetimde hem de toplumsal hayatta yol açtığı değişimler çerçevesinde, modernleşme çabaları içerisindeki etkisi değerlendirilmektedir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Okul Yöneticilerinin Sosyal İletişim Becerileri ile Öğretmenlerin Motivasyon Düzeyleri Arasındaki İlişki (Döküman İncelemesi)</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61803</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61803</guid>
      <author>Nurcan MENEKSüleyman TOPSAKAL ,Abbas TAŞBAŞ </author>
      <description>Bu araştırmada okul yöneticilerinin iletişim becerilerinin öğretmenlerin motivasyonuna olan etkilerini incelemek amacıyla, Yüksek Öğretim Kurumunun (YÖK) tez veritabanı taranarak 2005-2020 yılları arasındaki paylaşıma açık 18 lisansüstü çalışmanın incelenmesi yapılmıştır. Bu tezlerin hepsinde farklı evrenlerden seçilen örnekler üzerinde yapılan anket sonuçlarına göre verilerin elde edildiği görülmüştür. Söz konusu tezler incelendiğinde yöneticilerin okul yönetiminde kullandıkları iletişim tekniklerinin öğretmenin motivasyonu üzerinde doğrudan etkisi oldu görülmüştür. Bunu etkileyen faktörler yöneticiler ve öğretmenlerin mesleki kıdem, branş, öğrenim durumu, medeni durum, cinsiyet ve yaş gibi değişkenlere bağlı olarak değiştiği görülmüştür. Öğretmenlerin yaş ve mesleki kıdemlerinin ilerledikçe yönetici ile iletşimin azaldığı, sınıf öğretmenlerinin müfredattan kaynaklı olarak yöneticilerle daha az iletşime girdikleri ve buna benzer sebeplerin iletşimden kaynaklı motivasyonun düşük olduğunu göstermiştir. Bunlara ek olarak okuldaki öğretmen ve öğrenci sayısı, okulun fiziki yapısı gibi etmenlerin belirleyici olduğu gözlemlenmiştir.  Genel olarak bakıldığından yöneticilerin iletişim tekniklerinin öğretmenlerin motivasyonunu etkilemeleri yapılan çalışmalarda anlamlı/olumlu olduğu görülmüştür. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye’de Genel Teori Açısından Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61925</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61925</guid>
      <author>Mehmet Emre EREN</author>
      <description>Vaad, vaid ya da vait olarak kullanılmakta olup, vaad eden ya da vaad edilen olarak karşılık bulmaktadır. Gerçekte bir ön sözleşme olan taşınmaz satış vaadi Türk Borçlar Kanununda ön sözleşme şeklinde yer almış olsa da, gerek Tapu Kanunu ve gerekse de Yargıtay’ın içtihat ve uygulamalarında taşınmaz satış vaadi kavramı yerleşik olarak kullanılmaktadır. Ön sözleşmenin hukuki olarak iki fonksiyonunun olduğu kabul edilmektedir. Bunlardan birincisi, hazırlık fonksiyonu olarak bilinmekte olup, sözleşmenin olmasından önce ve sözleşmeye hazırlık aşamasıdır. İkincisi ise garanti fonksiyonu adını taşımakta olup, gelecekte asıl sözleşmenin kurulmasını garantiye almış olmaktadır. Uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir sözleşme olan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi çoğu kez karşımıza ön ödemeye dayalı konut satışlarında çıkmaktadır. Bunun nedeni bilindiği üzere, sözleşmeye taraf olanların mevcut durum ve o an itibariyle satış işlemini yapmak istememeleridir. Yine bilindiği üzere bu sözleşmenin resmi şekilde yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu çalışmada genel teori açısından taşınmaz satış vaadi sözleşmesi hukuki süreç içinde ele alınmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Amazon Kadınlarının Giyimlerinin Günümüz Maskulen Feminen Giyim Stilleri Bağlamında İncelenmesi</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61962</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61962</guid>
      <author>Çiğdem OCAKNursen GEYİK DEĞERLİ </author>
      <description>Tarih boyunca toplumsal olaylar insanoğlunun giyim tarzlarını etkilemiştir. İnsanlar bazı zamanlarda farkında olarak ya da olmayarak olaylara tepkilerini giyim tarzlarında yaptıkları tercihlerle göstermiş, bazı zamanlarda ise dönem içerisinde gerçekleşen olayların yaratmış olduğu koşullar moda üzerinde etkili olmuştur. Çoğu toplumda bireyler ise kendini giyim-kuşamla ifade etmenin bir yolunu bulmuşlardır. Amazon kadınlarının günümüz maskulen-feminen giyim stilleri bağlamında incelenmesi konulu çalışmada; yoğun olarak hissedilen ve moda trendlerinde fark edilir etkiye sahip yaşayış biçimleri ele alınarak renk, aksesuar ve kullanılan malzeme açısından tematik olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın birinci bölümde giriş, amaç, önem, yönteme yer verilmektedir. Araştırmanın kavramsal çerçevesinde günümüz moda, trend kavramları, amazon kadın kıyafetleri hakkında bilgi vermektedir. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme yönteminin kullanıldığı bu araştırma kapsamında elde edilen veriler, yaşandığı toplumun yanı sıra dönemlerinin modaları olmak üzere incelenerek içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularının ve yorumlarının yer aldığı bölümde ise dönem modasının trend, renk, aksesuar ve kullanılan malzeme açısından yansımaları yorumlanmış, görsellere yer verilmiştir. Günümüz maskulen-feminen giyim stilleri ile Amazon kıyafetleri arasındaki ilişki ortaya konmaya çalışılmıştır.&#13;
 </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yapay Zekâ Ve İşletmeler Açısından Sonuçları</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61984</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=61984</guid>
      <author>Mustafa TAŞLIYANÖmer İhsan YILMAZ </author>
      <description>Günümüzde teknoloji, hiç olmadığı kadar hızlı gelişmektedir. Yakın geçmişe kadar on yıllarla ifade edilen teknolojik sıçramalar günümüzde birkaç yılda bir gerçekleşmeye başlamıştır. Bunun yanında, içinde bulunduğumuz teknoloji çağında işler ve iş yapış şekilleri sürekli değişime uğramaktadır. Bu durum karşısında hem bireyler hem de işletmeler sürekli öğrenmek ve değişime ayak uydurmak durumundadırlar. Günümüzde hem işletmelerin hem de bireylerin ortak paydada buluştuğu işletme birimi insan kaynakları yönetimidir. İnsan kaynakları yönetiminin de halihazırda yararlanabileceği en son teknoloji yapay zekâdır. Bunun yanında yapay zekanın işletmeler açısından en verimli kullanımı insan kaynakları yönetimi üzerinde gerçekleşmektedir. Bunun sebebi, yapay zekanın misyonunun, insanı en mükemmel şekilde taklit edip, yine insana azami faydayı sağlamak olmasıdır. Yapay zekanın işletmeler açısından önemli sonuçları bulunmaktadır. Bu teknoloji sayesinde çalışanlar, tekrar eden ve uzun süren işlere daha az zaman ayırmakta ve kendi işleri ile ilgili katma değer ifade eden yeteneklerine daha fazla odaklanabilmektedirler. Bu çalışma, yapay zekâ kavramını ve yapay zekanın işletmeler açısından sonuçlarını ele almaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Matematik Ve Fen Öğretmen Eğitiminde Kullanıma Yönelik Matematiksel Modelleme Etkinlikleri Geliştirme Çalışması</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62012</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62012</guid>
      <author>Adem KENANRecep POLAT </author>
      <description>Bu çalışmanın amacı matematik ve fen öğretmen eğitiminde kullanılabilecek, asgari lisans düzeyinde matematiksel modelleme etkinlikleri geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda, Lesh ve arkadaşlarının (2000) belirlediği matematiksel modelleme prensipleri doğrultusunda 6 video tabanlı matematiksel modelleme etkinliği geliştirilmiştir. Çalışmaya alanında uzman 4 akademisyen ve Doğu Anadolu bölgesindeki bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesi matematik ve fen bilimleri eğitimi bölümünde öğrenim gören 12 fen bilgisi öğretmenliği öğrencisi katılmıştır. Araştırma yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden tasarım tabanlı araştırma yaklaşımı kullanılmıştır. Geliştirilen etkinlikler, doküman analizine ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Etkinlikleri matematiksel modelleme prensiplerine uygunluk açısından değerlendirebilmek için Erbaş vd. (2013)’ nin geliştirdikleri modelleme problemi değerlendirme formu kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, oluşturulan 6 etkinliğin tamamının modelleme prensiplerin 5’ine tamamen, 1 tanesine ise kısmen uyduğu tespit edilmiştir. Etkili Örnek Modeli Prensibi (Prototip), modellerin akılda kalıcı olup olmadığı araştırılmadığından, çalışmada kısmen değerlendirilmiştir. Farklı disiplinlerde matematiksel modelleme çalışmalarına hız kazandırmak için özgün ve çeşitli matematiksel modelleme etkinlikleri tasarım çalışmaları yapılması önerilmektedir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yüksel Aksu Sinemasında Eğitsel Temalar</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62026</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62026</guid>
      <author>Recep ERCAN</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı, Yüksel Aksu’nun filmlerinde işlenen eğitsel temaları betimlemektir. Yönetmen çocukluğunun geçtiği coğrafyanın insanlarını kadrajına almış; toplumsal gerçekliği olduğu gibi yansıtmış, yorumu ve eleştiriyi izleyiciye bırakmıştır. Aksu’nun filmlerinde yakın dönem siyasal tarih, küçük esnafın hayatta kalma mücadelesi, insanın doğa ile etkileşimi, dini ritüeller, usta-çırak ilişkisi, Anadolu coğrafyasına ait kadim bilgelik ve kültürler, farklılıklara tolerans, çevre ve doğa bilinci gibi temalar öne çıkmaktadır. Yönetmen, çocukluğunun geçtiği coğrafyada kaybolmaya yüz tutmuş insani değerlerin peşindedir. İnsanı insan yapan kadim bilgi ve kültürleri filmlerinde işlemiştir. Hikâyeleri gerçek hayattın içinden oluşmuş, çocukluğunun izlerini taşımaktadır. Bu filmler kadim kültürü aktarma imkanı verdiği için bir eğitim aracı olarak okunmalı ve yorumlanmalıdır.&#13;
Çalışma kapsamında Aksu’nun üç filmi; “Dondurmam Gaymak”, “Entelköy Efeköy’e Karşı” ve “İftarlık Gazoz” analiz birimi olarak seçilmiştir. Çalışmada öne çıkan eğitim temaları «mekânlar», «karakterler», «nesneler» ve «olaylar» boyutlarında ele alınmıştır. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden biri olan kültür analizi kullanılmıştır. Kültür analizinde amaç toplumsal davranış kalıplarını, değerleri, kuralları anlamak ve kültürel ögelerin analizine odaklanmaktır. Araştırmaya konu olan filmlerin eğitsel imgeler açısından anlaşılması ve yorumlanması için betimsel analiz kullanılmıştır. Aksu filmlerinde sınıfsal ve kültürel farklılıkları ayrışma nedeni değil, bir arada yaşamanın zenginliği olarak göstermiştir. İnsanların inançlarından ve düşüncelerinden dolayı ötekileştirilmediği bir toplum düşlemektedir. Bu düşü gerçek kılmak için, filmlerinde Anadolu’da eskiden beri yaşamış kültürleri, inançları, fikirleri, geleneksel ve modern pratikleri ele almış, yorumu da izleyiciye bırakmıştır. Toplumda yaşayan gerçekliklerin ve değerlerin hiç birini yok saymamıştır. Aksu iyimserdir; sosyal ve kültürel etkileşimlere olumlu bakmış, genel olarak “dostça yaşayabiliriz” mesajı vermiştir. Bu filmlerde sevgi, saygı ve hoşgörünün yanı sıra doğayı koruma bilinci de konu edilmiştir.  İnsanoğlu doğayı koruduğu müddetçe doğa ona ihtiyacı olan her şeyi sunacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bilim Tarihinde Ne? Neden Önemlidir? Ortaokul Öğrencilerinin Görüşleri </title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62057</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62057</guid>
      <author>Kadir Can ERBUDAKBanu ÇULHA ÖZBAŞ </author>
      <description>İlköğretim sosyal bilgiler programında yer alan bilim, teknoloji ve toplum öğrenme alanı ile öğrenenlerin; bilimsel ve teknolojik gelişmeleri, bu gelişmelerin yaşamlarındaki yeri ve önemini, bilimin insanlığa sunduğu bilgilerin teknolojiye dönüştürülerek toplumun yararına kullanılmasını öğrenmeleri hedeflenmiştir. Bu yüzden bireylerin bilimsel ve teknolojik gelişmelerden haberdar olmaları, bu bilgileri etkili bir şekilde kullanmaları hatta küçük birer bilim insanı gibi faaliyetler içinde olmaları beklenmektedir. Peki, ortaokul öğrencileri bu öğretilmek istenenlerin ne kadar farkındadır? Bu çalışmanın amacı Ortaokul öğrencilerinin bilim tarihi konularına ilişkin görüşlerinin neler olduğunu, bu görüşler arasında yaş gruplarından, cinsiyetten, sınıf düzeylerinden kaynaklanan farklılığın olup olmadığı belirlemektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmış. Öğrencilerin Bilim Tarihi Konularının Tarihsel Önemine İlişkin Görüşlerini Belirleme anketi veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Küme örnekleme yoluyla belirlenen 860 ortaokul öğrencisi araştırmanının katılımcılarını oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin en önemli gördükleri olayların, Yazının Keşfedilmesi, Ateş’in Keşfedilmesi, Televizyonun icadı, Tekerleğin icadı ve Bilgisayarın İcadı olduğu görülmüş ayrıca, cinsiyet, yaş ve sınıf düzeyi açısından farklılıklar tespit edilmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Küresel Bilgi Ve Risk Çağında Bürokrasinin Denetlenmesinde Performans Esaslı Yaklaşımlar</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62062</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62062</guid>
      <author>Kadir Caner DOĞAN</author>
      <description>Dünyada 1980’li yıllardan sonra ivmesini artıran küreselleşme, bilgi toplumu ve risk toplumu gibi konular, kamu yönetimlerinin ve bürokratik teşkilatın daha kaliteli ve rekabetçi örgütlenebilmesi için performans kavramını ortaya çıkarmaktadır. Nitekim performansa önem veren bireyler ve örgütler, bu aşamadan güçlenerek çıkacaktır. Bu çalışmada, bürokrasinin yeniden yapılandırılmasında ve denetlenmesinde performans esaslı bütçe ve stratejik plan sisteminin yeri ve değeri üzerinde durulmak istenmektedir. Bunun için kamu performans yönetimi sistemi de açıklanmıştır. Çağımızda performansa dayalı sistem, örgütler açısından geleceğe uzanabilmek ve ayakta kalabilme için zorunlu görünmektedir. Çalışmanın yöntemi, literatür taramasına dayalı betimsel bir analizdir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Turizm Rehberliği Bölümü Öğrencilerinin 21. Yüzyıl Becerilerine Yönelik Yeterlik Algılarının İncelenmesi</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62066</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62066</guid>
      <author>Nalan ALBUZ</author>
      <description>Araştırma, turizm rehberliği bölümü öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerine yönelik yeterlik algılarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca, turizm rehberliği bölümü öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerine yönelik yeterlik algıları cinsiyet, sınıf, mezun olunan lise, ailenin yaşadığı yer, lisansüstü eğitim yapma isteği ve kitap okuma alışkanlığı değişkenleri açısından karşılaştırılmıştır. Bu bakımdan araştırma, tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Turizm rehberliği bölümünde öğrenim gören toplam 75 öğrenci oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında “Kişisel bilgi formu” ve “21. yüzyıl becerileri yeterlik algısı ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve gruplar arası karşılaştırmalar için bağımsız örneklemler t-testi ve tek yönlü varyans analizi (Anova) teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, turizm rehberliği bölümü öğrencilerinin, 21. yüzyıl becerilerine ilişkin genel yeterlik algılarının yüksek olduğu, cinsiyet değişkenine göre, “öğrenme ve inovasyon becerileri” ile “yaşam ve kariyer becerileri “ alt boyutlarında kadın öğrencilerin lehine anlamlı bir fark olduğu, sınıf düzeyi,  ailenin yaşadığı yer ve lisansüstü eğitim yapma isteği değişkenlerine göre, hem alt boyutlarında hem de genel toplamında anlamlı bir farklılığın olmadığı ve genel olarak algılarının yüksek olduğu, kitap okuma alışkanlığı değişkenine göre, öğrencilerin 21. yüzyıl becerileri genel yeterlik algılarında düzenli kitap okuyan öğrencilerin lehine anlamlı bir farklılığın olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Medikal Sektör Türkiye İncelemesi: Kriz Yönetimi Ve Sektörel Yenilikler </title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62096</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62096</guid>
      <author>Ayla AVCI</author>
      <description>2019 yılı itibari ile ortaya çıkan ve 2022 yılı ortalarına gelinen günümüze kadar dönemde devam eden covid-19 hastalığı ve pandemi süreci dünyanın bütün ilgisini sağlık sektörüne yöneltmiştir. Aslında bu süreç sağlık sektörüne yapılan yatırımlar karşılığının göstergesi olmuştur. Sağlık sektörünün gerek çalışanların mesleki bilgi ve becerilerini gösterme başarısı gerekse araç ve gereç tedariğinin zamanında karşılanması gibi birçok faktör ülkelerin bölgesel gelişmişlik düzeyini ortaya çıkarmıştır. Sağlık sektöründe modern medikal araç ve gereçlerin varlığı hastalıkların teşhis ve tedavi süreçlerinin hızlanmasında etkili bir faktördür. Türkiye son yıllarda özellikle medikal sektörün gelişimiyle birlikte sağlık turizminde örnek ülkelerin başında gelmektedir. Pandemi döneminde özellikte tedarikçi firmaların birkaç ülke ile baş rolde olduğu ancak bu tedarikçilerin yetersiz kaldığı gözlenmiştir. Bu nedenle birçok ülke yeni tedarikçi ülke arayışı içine girmiştir. Türkiye medikal sektörde bu dönemde gerek yurt içi talepler gerekse yurt dışı medikal araç ve malzeme tedariğinde tüm ihtiyaçları yerine getirerek önemli başarı elde etmiş ve gelişmiş ülkelerin tedarkçi listesinin başında yer almıştır. Ülkelerin sağlık hizmetlerindeki en önemlisi olan medikal sektörün Türkiye’deki faaliyetlerinin incelenmesi, ihtiyaçlarının öne çıkarılması önemli bir konudur. Bu makalede Türkiye medikal sektör hakkındaki verileri, kriz döneminde yaşanan sorunların incelenmesi yapılarak geleceğe dair yenilikçi modeller ve ürünler konusunda yapılacak olan desteğin ülkemizin gelişimi adına katkıları ele alınmıştır</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Aile İçi Şiddetin Fail ve Mağdurları: Psikososyal Bir İnceleme</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62121</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62121</guid>
      <author>Mehmet Nasır BOZDAĞLIİbrahim POLATER </author>
      <description>&lt;h2&gt; &lt;/h2&gt;&#13;
Şiddet, bireyin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik yönden zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır. Şiddet, özel veya kamusal alanda (evde, aile bireyleri arasında, sokakta, iş yerinde) meydana gelebilir. Şiddet tüm toplumlarda görülebilen evrensel bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Toplumsal bir varlık olan insanın davranışları toplum içinde yaşamasının bir gereği olarak sınırlandırılmıştır ve toplum tarafından sosyal normlar belirlenmiştir. Belirlenen bu kurallara uymayan insanlar toplum tarafından ya da hukuk sistemi tarafından çeşitli yaptırımlarla karşılaşabilmektedir. Bu yaptırımlara rağmen bireyler psikolojik ve sosyal alanda yaşadıkları çatışmalar sonucu şiddete yönelebilmektedirler.  Şiddet geçmişten günümüze devam eden göz ardı edilemeyecek toplumsal bir sorundur. Bumakalede aile içi şiddet olgusu şiddetin fail ve mağdurları açısından psikososyal bir incelemeye tabi tutulmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Abdurrahman Münif’in Şarku’l-Mütevassıt İsimli Romanın Teknik İncelemesi</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62338</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=62338</guid>
      <author>Muhammet Berat CAN</author>
      <description>Roman sanatı belgelere dayanmadığı için kişinin veya toplumun yaşadığı olayların anlatılabildiği bir edebi türdür. Toplumların yaşadığı travmalar, acı ve işgaller bu tür vasıtasıyla hikâye edilebilmektedir. XVII. Yüzyılda kullanılan roman türü gelişim göstererek günümüze değin kullanılagelmiştir. Ancak birinci dünya savaşı sonrasında Arap ülkelerinin yabancılar tarafından işgal edilmesi bu çalışmaları kimi zaman sekteye uğratmış kimi zamanda diğer Arap ülkelerine ulaşmasına mâni olmuştur. Şarku’l-Mütevassıt romanını incelediğimiz Abdurrahman Münif XX. Yüzyıl Modern Arap Edebiyatının önemli temsilcilerinden birisidir. Demokrasi kavramının olmadığı toplumlarda otoriteye zıt fikirlerin nasıl cezalandırıldığını roman olarak kurgulamıştır. Bununla birlikte roman fikirleri sebebiyle mahkûm olanları, hapishaneleri ve otoriter rejimlerin bunlar üzerindeki etkilerini de konu edinmektedir. Kendisi edebiyatçı kimliğinin yanı sıra petrol mühendisi, akademisyen ve ekonomisttir. Birçok dergide yazılar kaleme almış ve OPEC bünyesinde danışman olarak da görev yapmıştır. Münif Suudi Arabistan vatandaşlığından çıkartıldıktan sonra kendisini yazmaya adamıştır. Doğuyu ve batıyı tanıyan yazar içinde yaşadığı toplumun güncel sorunlarını Avrupa ile mukayese ederek çözümler aramaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


