






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>ACADEMIC SOCIAL RESOURCES JOURNAL, Yıl 2021 Sayı Cilt 6 Sayı 21</title>
    <link>https://asrjournal.org/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=1699</link>
    <description>ACADEMIC SOCIAL RESOURCES JOURNAL</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>YAZILI KAYNAKLAR IŞIĞINDA ASUR-URUATRİ/NAİRİ İLİŞKİLERİ</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55447</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55447</guid>
      <author>Abdulsabur ŞIĞVA,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Tarihi kaynaklar ve arkeolojik materyal verilerine göre Urartu tarihi, zaman kapsamı bakımından MÖ XIII. yüzyıl ile MÖ VI. yüzyıl arasındaki zaman dilimini kapsamaktadır. Oldukça uzun sayılabilecek bu zaman dilimi siyasi ve idari bakımından iki ana evreye ayrılmaktadır. MÖ XIII. ile MÖ IX. yüzyıllar arasındaki birinci evre, “Uruatri/Nairi Beylikler Devri, Urartu’nun Proto Tarihi, Urartu’nun Arkaik Çağı ya da Urartu/Nairi Konfederasyonları” dönemi olarak değerlendirilmektedir. Birinci evre olan Beylikler Dönemi hakkındaki bilgilerimiz Asur Devleti’nin Doğu Anadolu ve çeperindeki coğrafyalara yönelik askeri seferlerini anlatan yazılı kaynaklar; Asur Kralları’nın yıllık, tarihi ve krali yazıtları ile mektuplarından oluşmaktadır. Kaynaklardaki ifadelere göre bu dönemde, Asurlar; Uruatri/Nairi Beylikleri üzerine seferler düzenleyip onlara ait iskân yerlerini yağmalamış; onları ağır vergi ve haraç ödemekle yükümlü kılmıştır. Bu makalede MÖ XIII. ile MÖ IX. yüzyıllar arasında Asur Devleti ile Uruatri/Nairi Beylikleri arasındaki ilişkiler değerlendirilmiştir. Makale, yazılı kaynaklar bağlamında Asur-Uruatri/Nairi ilişkilerini irdeleyip alana katkı sunmayı amaçlamaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>INVESTIGATION OF THE EFFECT OF SPIRITUAL LEADERSHIP ON ORGANIZATIONAL HEALTH IN METAL INDUSTRIAL ENTERPRISES: THE CASE OF KONYA CITY</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55448</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55448</guid>
      <author>Rabia YILMAZ,</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Yöneticilerinin üst düzeyde kişisel özellikleri ve farkındalıkları olması, olumlu tutum ve davranışlar sergilemesi yani ruhsal liderlik vasıflarına sahip olması çalışanlarının örgüt hakkındaki örgütsel sağlık gibi olumlu algılarını artırabilir. Bu çalışmada Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren metal sanayi işletmelerinde görev yapan ve yönetici düzeyinde olmayan beyaz yakalı çalışanların ruhsal liderlik ve örgütsel sağlık değişkenleri hakkındaki görüşlerinin değerlendirilmesi ana amaç olarak belirlenmiştir. Buna ek olarak, ruhsal liderliğin alt boyutlarının örgütsel sağlık alt boyutları üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada ilk bölüm kavramsal çerçeve ikinci bölüm metodoloji kısmını içermektedir. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır ve anketler 187 beyaz yakalı çalışan üzerinde uygulanmıştır. Analizler SPSS 18.0 ve AMOS 18.0 paket programları ile yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre ruhsal liderliğin örgütsel sağlık üzerinde kısmen etkisi olduğu saptanmıştır. Ayrıca ruhsal liderlik alt boyutlarından vizyonun, umut/inancın ve üyeliğin CMP’nin üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Son olarak, ruhsal liderlik alt boyutlarından umut/inancın, özgecil sevginin ve anlam/çağrının GARD’ın üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMENLERİN ÖRGÜTSEL MUHALEFET DAVRANIŞLARININ ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ: ADIYAMAN İLİ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55449</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55449</guid>
      <author>Habib KAVAK,, Şeyda Nur SEÇKİN</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin muhalefet davranışlarının çeşitli değişkenler -cinsiyet, medeni durum, sendika üyelik durumu, eğitim durumu, çalışma süresi- açısından incelenmesidir. Araştırma, Adıyaman İli Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ortaöğretim kurumlarında görevli 350 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. Veriler; yatay muhalefet, dikey muhalefet ve yer değiştirmiş muhalefet boyutları olmak üzere 10 ifadeden oluşan örgütsel muhalefet ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın amacına uygun olarak tanımlayıcı istatistikler, parametrik testlerden bağımsız örneklem t-testi ve varyans analizinden yararlanılmıştır. Analiz sonuçları, ortalama fark testlerinin uygulandığı değişkenler arasında yerinden edilmiş muhalif davranışların, hemen hemen tüm ortalama farklılık testlerinde öğretmenlerin hem dikey hem de yatay muhalefet davranışlarının ortalama farklılıklarından daha yüksek olduğunu göstermiştir. Ayrıca cinsiyete göre erkeklerin yatay ve dikey; sendika üyeliği durumuna göre sendika üyeliği olanların yatay; çalışma süresine göre ise 3-5 yıl deneyimlilerin 15 ve üzeri yıl deneyimleri olanlara göre daha yüksek düzeyde muhalefet davranışlarının olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuçlar, araştırmanın gerçekleştirildiği ilde öğretmenlerin muhalefet davranışlarının örgüte fayda sağlayabilecek düzeyde olmadığını göstermiştir. Bu durum, öğretmenlerin muhalefet davranışlarına yönelik tolerasyon düzeyinin düşük olmasıyla açıklanabilir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMENLERİN MESLEKİ TÜKENMİŞLİKLERİNİN OKUL İKLİMİNE YANSIMASI</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55450</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55450</guid>
      <author>Ahmet ÜSTÜN,, Kelime TOPLU</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin yaşamış oldukları mesleki tükenmişliklerinin okul iklimine yansımasına dair öğretmenlerin görüşlerinin derinlemesine incelenmesidir. Eğitimin temel yapı taşları olan öğretmenler, mesleki tükenmişliğin en çok gözlendiği gruplardan biridir. Öğretmenlerin mesleki tükenmişlik yaşamalarının birçok sebebi vardır ve bu durumun okul iklimine yansıması eğitim açısından üzerinde durulması ve araştırılması gereken bir konudur. Çalışma kapsamında “Mesleki tükenmişlik kavramı nasıl tanımlanmaktadır?”, “Öğretmenlerin mesleki tükenmişlik yaşamasına sebep olan etmenler nelerdir?” ve “Öğretmenlerin mesleki tükenmişliğinin okul iklimine yansımasını önlemek için neler yapılabilir?” sorularına cevaplar aranmıştır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmada çalışma grubunu çeşitli şehirlerde ve okullarda görev yapmakta olan 10 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile elde edilmiştir. Verilerin analizi betimsel analiz ile yapılmıştır. Veriler analiz edildiğinde, öğretmenler mesleki tükenmişlik kavramını en çok meslekte ilk günkü heyecanı kaybetmek ve meslekten yorulmak kavramları ile açıklamışlardır. Öğretmenler, mesleki tükenmişliğe sebep olarak; çalışma ortamı, aşırı iş yükü, maddi imkânsızlıklar, çalışma arkadaşları, okul yönetimi, hayal kırıklıkları, öğrenci profili, okulun bulunduğu çevre, toplum baskısı ve iletişim sorunları şeklinde görüşlerini dile getirmişlerdir. Katılımcı öğretmenler, mesleki tükenmişliğin okul iklimine yansımasını önleme konusunda en çok şu önerilerde bulundukları tespit edilmiştir: okul idaresi anlayışlı olmalı, iş yükü azaltılmalı, maddi sorunlar çözülmeli, iletişim problemleri çözülmeli. Bulgular sonucunda öğretmenlerin mesleki tükenmişliklerinin okul iklimine yansımaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EVALUATION OF THE OCCUPATIONAL ACCIDENTS TO THE "KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR CITY HOSPITAL EMERGENCY SERVICE" IN 2019</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55451</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55451</guid>
      <author>Evren Can YILMAZ,; Özgür EROĞLU , Serdar YÜKSEL</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Yeni çağın gelişim süreçlerinin bir sonucu olarak ortaya çıkan çalışan sağlığı, meslek hastalıkları ve çalışma alanı riskleri gibi yeni kavramlar, çalışma hayatında iş sağlığı ve güvenliği diye yeni bir olgunun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Günümüzde de iş sağlığı ve güvenliği önemini daha fazla korumaktadır. Zira her yıl işle ilgili kaza ve hastalıklar sonucunda 3,2 milyondan fazla kişi hayatını kaybetmektedir. Ayrıca her yıl 160 milyon yeni meslek hastalığı vakası ile 300 milyon ölümcül olmayan iş kazası meydana gelmektedir. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği küresel boyutta bir sorundur. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili en önemli göstergelerden biri iş yerinde meydana gelen yaralanmalı ve ölümlü iş kazalarının oranıdır. Ülke veya şehir genelinde iş kazalarının oranını tespit etmenin en pratik yolu hastane acillerine intikal eden iş kazalarının oranlarını hesaplamaktan geçmektedir. Bu bağlamda bu çalışma 2019 yılında içinde Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesine intikal eden iş kazaları ve meslek hastalıklarının oranlarını tespit etmeyi amaçlamıştır. Çalışma sonuçlarına göre iş kazalarından %35,45’ini yaralanma vakaları oluşturmaktadır. Acile intikal eden travma sonrası ağrı şikayeti ile başvuranların oranları ise % 16,3’dür. Kırık vakalarının iş kazalarına toplam oranı %13,50’dir. Yanık vakalarının genel iş kazası acillerine oranı %13,34’dür ve göz ile ilgili yaralanma vakalarının oranı % 6.32’dir. Sonuçların bölgemize ait veriler olması, bu verilerden elde edilen sonuçların kazaların önlenmesi, bu konudaki denetimlere katkı sağlanması, acil servis personelinin iş kazaları konusunda önceden hazırlı olması konusunda bilgi sahibi olmasına katkı sağlayacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>UŞAK İLİ TURİZM POTANSİYELİNİN BELİRLENMESİ VE TURİZM SENARYOLARININ OLUŞTURULMASI</title>
      <link>https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55454</link>
      <guid isPermaLink="true">https://asrjournal.org/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=55454</guid>
      <author>Fatma KOÇ,, Ozan ÇATIR</author>
      <description>&lt;p style="text-align:justify"&gt;Geleneksel olarak kent turizmi sadece kent merkezlerinde bulunan tarihi, sanatsal ve doğal alanlar ziyaret edilerek, hediyelik eşya almak ve fotoğraf çektirmek şeklinde algılanırken, son yıllarda bu kavram “kent kimliğini tanıma, anlama ve kentin değerlerini yaşama” şeklinde değişim göstermektedir. Bu bağlamda araştırmacılar özellikle kent turizmi ve kentlerin turistik gücünü etkileyen “turizm potansiyelinin belirlenmesi ve turizm senaryolarının oluşturulması” konularına yönelmişlerdir. Bu araştırma “Uşak İlinin Turizm Potansiyelinin Belirlenmesi ve Turizm Senaryolarının Oluşturulması” amacı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma “nitel” bir çalışma olarak tasarlanmış olup, araştırmada “görüşme yöntemi” tercih edilmiştir. Görüşmede kullanılan sorular konu ile ilgili literatür taraması sonucunda ortaya çıkartılmıştır. Araştırmaya yönelik sorular açık uçlu olarak hazırlanarak, 23 kurumun yönetici ve çalışanları ile görüşülmüştür. Görüşmeler analiz edilerek, beş tema altında toplanmıştır. Bu temalarda kendi içlerinde kodlara ayrılarak frekans sıklığına göre tablo haline dönüştürülmüş ve yorumlanmıştır. Araştırmada Uşak iline yönelik “tarih, kültür, doğa, termal ve gastronomi” değerlerinin öne çıktığı görülmüştür. Bu bağlamda 1, 2 ve 3 günlük tur rotaları oluşturulmuştur. Özellikle “Clandras köprüsü, Ulubey Kanyonu ve Taşyaran vadisi” ile doğa turizmi öne çıkmaktadır. Uşak iline yönelik tanıtım faaliyetleri; daha çok sanal olarak ve sosyal medya aracılığı ile gerçekleştirilmeye çalışıldığı görülmektedir. Ancak bu çalışmalar bireysel ve profesyonellikten uzak ve yetersiz görülmüştür. Kente gelen turistlerde memnuniyet sağlamaya yönelik daha çok kişisel ilgi ve bilgilendirme ortaya çıkmıştır. Uşak ili turizm potansiyeli olarak “Gastronomi” turizmi kapsamında hizmet veren profesyonel bir işletmenin olmadığı görülmüştür. Bu bağlamda gastronomi değeri taşıyan bütün yemekleri kapsayan bir restoran bulunamamıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


