Gri Bölge Kavramının Yeni Nesil Savaş Algısındaki Yeri ve Önemi

Author:

Year-Number: 2023-Cilt 8 Sayı 52
Yayımlanma Tarihi: 2023-08-30 17:54:49.0
Language : Türkçe
Konu : Uluslararası İlişkiler
Number of pages: 3245-3256
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Savaş konseptinde yaşanan ve artan değişiklikler 21. yüzyılın güvenlik atmosferini daha da karmaşık hale getirmiştir. Günümüzdeki çatışmalar belirsizlik, melezlik ve yumuşak güç ilkeleri temelinde kinetik olmayan yönelimlere kaymaktadır. Bu değişen savaş anlayışı çeşitli şekillerde açıklanmış ve sınıflandırılmıştır. Dolayısıyla, netlikten ziyade kafa karışıklığı yaratan çok sayıda bakış açısı ortaya çıkmıştır. Devletlerarası sistem içindeki farklı güçler bu gibi savaşları politik, iktisadi ve askeri açıdan avantaj elde etmek, riskleri ve muhaliflerinin reaksiyonlarını minimize etmek için kullanmaktadır. Sınırlandırılmamış savaş, gri bölge savaşı ve hibrit savaş tabirleri özellikle son yıllarda daha önce görülmemiş bir biçimde rağbet görmeye başlamıştır. Bugün karşılaşılan en büyük güçlüklerden birisi barış ve savaşı birbirinden ayırabilmektir. Çünkü gri bölge savaşları bu iki kavram arasında yer almaktadır. Dünyadaki pek çok çatışma ne beyaz olarak nitelendirilebilir ne de siyah; bilakis tam ortada, gri bölgede konumlanmaktadırlar. Bu hususta yukarıda dile getirilen açıklamalar, gri bölge olgusunun değerlendirilmesinin ve anlaşılmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır. ABD, Rusya, Çin ve İran’ı kendi öncülüğündeki dünya sistemine meydan okumak için farklı sahalarda gri bölge savaşını uygulayan revizyonist ülkeler olarak değerlendirmektedir.

Bu makale, gri bölge savaşının temel dinamiklerini, literatürdeki kavramsallaşmasını analiz ederek yakın zamanda gerçekleşen bazı örnekler üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle bu çalışma, gri bölge sorununu kavramsallaştırmak için bir çerçeve sunmayı hedeflemektedir.

Keywords

Abstract

Increasing changes in the concept of warfare have further complicated the security environment of the 21st century. Today's conflicts are shifting towards non-kinetic orientations based on the principles of uncertainty, hybridity and soft power. This changing understanding of war has been explained and categorised in various ways. Consequently, a multiplicity of perspectives has emerged, creating confusion rather than clarity. Different powers within the inter-state system use such wars to gain political, economic and military advantage and to minimise risks and the reactions of their opponents. The terms unrestricted warfare, grey zone warfare and hybrid warfare have gained unprecedented popularity in recent years. One of the biggest challenges today is to distinguish between peace and war. This is because grey zone wars lie between these two concepts. Many conflicts in the world can neither be described as white nor black; rather, they are located right in the middle, in the grey zone. The above-mentioned explanations reveal the necessity of evaluating and understanding the grey zone phenomenon. The US considers Russia, China and Iran as revisionist countries that are waging grey zone warfare in different fields to challenge the world system led by the US.

This article aims to examine the basic dynamics of grey zone warfare through some recent examples by analysing its conceptualisation in the literature. Therefore, this study aims to provide a framework for conceptualising the grey zone problem.

Keywords