Bu çalışma, çalışma yaşamındaki risklerin sadece fiziksel risklerden değil, psikososyal riskleri ve kronik hastalıkları da kapsadığını, Türk sosyal güvenlik sisteminin, çalışma yaşamında gözlemlenen dönüşüme uyum sağlayamamasını, psikiyatri hastalıklarının meslek hastalığına yansımaması yönüyle incelemektedir. Araştırmada, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 2014-2024 yılları arasındaki faaliyet raporları ve istatistik verileri, döküman analizi ve betimsel istatistik yöntemiyle taranmış ve ortaya çıkan istatistiksel ilişki analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, sistemde bir uyumsuzluk olduğunu ortaya koymaktadır. Analiz döneminde, maluliyet nedenleri arasında Onkoloji temelli (%32) ve Psikiyatri temelli (%21) konular başı çekerken, resmi meslek hastalığı istatistiklerinde ise bu grupların payının istatistiksel olarak ihmal edilebilir düzeyde (%0-0.1) kaldığı ve kayıtların hala klasik sanayi bazlı hastalıkların (pnömokonyoz vb.) ekseninde kümelendiği tespit edilmiştir. Bu durum, ILO ve WHO raporlarında "görünmez riskler" olarak tanımlanan psikososyal temelli ve kronik nitelikteki hastalıkların Türkiye’de "Meslek Hastalığı" yerine "Maluliyet" kavramı ile tanımlanarak işverenin sorumlu tutulmadığı bir kavramsal ve hukuki bir sorun merkezinde değerlendirildiğini kanıtlamaktadır. Çalışma, illiyet bağının katı yorumlanmasından vazgeçilmesini ve psikososyal risklerin meslek hastalıkları listesinde açıkça tanımlanarak tanı süreçlerinin multidisipliner bir yapıya kavuşturulmasını önermektedir.
This study examines the fact that risks in working life encompass not only physical risks but also psychosocial risks and chronic diseases, and investigates the inability of the Turkish social security system to adapt to the transformation observed in working life, particularly regarding the failure to reflect psychiatric illnesses in occupational disease statistics. In this research, the activity reports and statistical data of the Social Security Institution (SGK) from 2014 to 2024 were analyzed using document analysis and descriptive statistics methods, and the resulting statistical relationships were analyzed. The findings reveal a discrepancy in the system. During the analysis period, while oncology-based (32%) and psychiatry-based (21%) issues were the leading causes of disability, the share of these groups in official occupational disease statistics remained at a statistically negligible level (0-0.1%), and records were still clustered around classic industry-based diseases (pneumoconiosis, etc.). This situation demonstrates that psychosocial-based and chronic illnesses, defined as "invisible risks" in ILO and WHO reports, are evaluated in Turkey under the concept of "Disability" instead of "Occupational Disease," creating a conceptual and legal problem where employers are not held responsible. The study proposes abandoning the rigid interpretation of causality and explicitly defining psychosocial risks in the list of occupational diseases, thereby establishing a multidisciplinary diagnostic process.